Epidemiyoloji

Batı Nil Virüsü (BNV)ilk olarak 1937 yılında Uganda’da Batı Nil bölgesinde bir kadında izole edilmiştir. Kuşlarda ilk kez 1953 yılında (kargalar ve güvercinler), Nil Deltasında tanımlanmıştır.

 

Salgın bölgeleri başlıca kuş göç yolları üzerinde yer almaktadır. Hastalık mevsimsel özellik göstermekte olup yaz aylarında ve sonbaharın erken dönemlerinde olgular tespit edilmektedir.

 

Virüs

Batı Nil Virusu(BNV), • Flaviviridae ailesi, • Flavivirus cinsi • Tek zincirli • Pozitif polariteli bir RNA genomuna sahiptir. • Küreseldir (40 nmçap)

 

Bulaşma

Batı Nil Virüsu için esas kaynak kuşlardır. Culex cinsi sivrisinekler enfekte kuşları ısırdığı zaman virüs, sineklerin vücudunda yayılır. Bu enfekte sivrisinekler isanları atları ve diğer memelileri ısırırsa virüs onlara bulaşır. Ancak bu insanlar atlar ve memeliler,virüsü başka canlılara bulaştıramaz. Ancak virüs nadiren de olsa labaratuvar ortamı,kan nakli, organ nakli durumlarında veya doğum, gebelik veya emzirme ile anneden bebeğe bulaşabilir.

 

Bulaş riski olmayan durumlar

Öksürme hapşurma veya dokunmayla veya canlı hayvanlara dokunarak bulaş olmaz. Canlı veya ölü enfekte kuşlara dokunarak veya pişmiş etlerini yiyerek de virüs bulaşmaz. Ama hijyen gereği ölü hayvanlara dokunurken eldiven giymek önemlidir.

 

Kuluçka süresi

Kuluçka süresi 3-14 gündür • Enfekte sinek ısırdıktan sonraki 3-14 günü takiben %20 vakada hastalık belirtileri ortaya çıkar.

 

Bulgular

Virüse maruz kalanların %80 inde hastalık belirtisi olmadan geçirilir.

%20’sinde ani başlayan ateş ile birlikte baş ağrısı, • Halsizlik, göz arkasında ağrı, kas ağrıları, bulantı kusma, karın ağrısı ve ishal döküntü görülebilir. Bulgu veren %20’lik grubun %10’unda nörolojik tutulum olur. Nörolojik tutulum olanlarda baş ağrısı ile birlikte görülen yüksek ateş, halsizlik, boyunu dik tutamama, uyuşukluk, zihinsel karışıklık, koma, kas titremeleri, konvulsiyonlar ve paralizi görülebilir.

 

Risk grupları

İleri yaş • Beyindeki tümörler • Yüksek tansiyon • Kan bozuklukları • Diyabet • Böbrek hastalıkları • Alkolikler • Genetik faktörler

 

Teşhis

Batı Nil Virüsü %80 herhangi bir belirti vermeden atlatılır. Ancak özellikle yukarıda belirtilen risk grubunda yüksek ateş ve diğer belirtiler olduğu zaman bu kişiler muayene olmalıdır. Hastanın santraL sinir sistemi tutulumu olup olmadığı kontrol edilmelidir. Kan veya Beyin omurilik sıvısından gerektiğinde bakılacak antikor ve moleküler testlerle hastalık teşhis edilebilir.

 

Tedavi

Batı mil virüsünde tedavi, destekleyici tedavidir. Damardan sıvı verilmesi, solunum desteği ve sekonder enfeksiyon gelişmesinin önlenmesine yönelik destekleyici tedaviler yapılır.

Kontrol ve korunma

Hastalıkla mücadelenin esası sivrisineklerle mücadeledir. Sineklerin üreme alanlarının kurutulması ve üremenin durdurulması kontrol altına almanın iki yöntemidir.

Devletin ve yerel yönetimlerin rutin ve planlı sivrisinek mücadelesi uygulamasıyla sorun önemli ölçüde çözülür.

Bireysel korunma

Bireysel sivrisinek mücadelesinde, evlerde bahcelerde durgun suların azaltılmasına yönelik,çiçek saksılarının altındaki kaplardaki su birikintilerinin boşaltılması, evcil hayvanlar için bahçelere konulan suların sık sık boşaltılıp yenilenmesi, ağzı açık su depolarında, varillerde su bırakılmaması gerekir. Gün batımı ve sabahın erken saatlerinde vicudu kapatan bol uzun kıyafetler ve açık havaya çıkmadan önce cilde DEET ,picardin ya da limon okalüptüs yağı gibi sivrisinek kovucu spreyler uygulanması da bireysel olarak alınabilecek önlemlerdir.

 

Özetlersek,

Batı Nil Virüsü yeni bir virüs değil ve her yıl geniş bir coğrafyada sivrisinekler aracılığı ile insanları enfekte eder.

Devlet ve yerel yönetimlerin her yıl yenileyecekleri sivrisinek mücadele programı kapsamında sivrisinek mücadelesini hafife almadan ve aksatmadan yürütmelidir. Şeffaf yönetim gereği mücadele programlarını halkla paylaşmalıdır.

Bireysel mücadelede evlerimizdeki bahçelerimizdeki sivrisinek üreme alanı olabilecek sulu alanları bizler de kurutmalıyız

Virüsü alanların %80 i hastalığı herhangi bir bulgu vermeden atlatır. Risk gurubundakilerin bireysel korunma yöntemleri konusunda daha dikkatli olması gerekir.

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

Dr. Figen Gülen İnce, MD

Halk Sağlığı ve Koruyucu Hekimlik Sorumlusu