Son günlerde Türkiye’de yaşanan ve okullarda şiddet olaylarıyla sonuçlanan gelişmeler, hepimizi derinden üzmüş ve düşündürmüştür.

Eğitim ortamlarının güvenliği yalnızca bireysel değil; aile, okul ve toplumun birlikte ele alması gereken çok yönlü bir sorumluluktur. Bu tür olaylar, erken fark edilmesi mümkün olan risklerin zamanında ele alınmasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermektedir.
Çocukların akademik gelişimleri kadar duygusal ve psikososyal ihtiyaçlarının da düzenli olarak izlenmesi büyük önem taşımaktadır.

ORTAK DUYARLILIK VE ÖNLEYİCİ YAKLAŞIM
Güvenli okul ortamları oluşturmak için aşağıdaki başlıklarda eşgüdümlü adımların güçlendirilmesi önerilmektedir:

1. Psikososyal Destek Sistemleri:
Okullarda başta Akran Zorbalığı olmak üzere rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin erişilebilir ve etkin şekilde sürdürülmesi, riskli durumların erken fark edilmesini kolaylaştıracaktır. Okul ortamında ortaya çıkan küçük ölçekli sorunların dahi rehberlik servisleri tarafından ele alınması, daha büyük sorunların önlenmesine katkı sağlayacaktır.
Rehberlik servislerinin gerekli gördüğü durumlarda çocuk ve ergen psikiyatristlerine yönlendirme yapabilmesi büyük önem taşımaktadır.

2. Aile Katılımı ve Farkındalık:
Ebeveynlerin çocuklarının duygusal durumlarını, davranış değişimlerini ve dijital ortam etkileşimlerini yakından takip etmesi koruyucu bir rol üstlenmektedir.
Herhangi bir şüphe durumunda veya küçük değişikliklerde dahi çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanlarından destek alınması, olası risklerin büyümeden kontrol altına alınmasını sağlayacaktır.

3. Güvenlik ve Erişim Önlemleri:
Okul çevresinde ve ev ortamında güvenlik tedbirlerinin gözden geçirilmesi, riskli araçlara erişimin önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Başta ateşli silahlar olmak üzere, tüm tehlikeli araçların uygun ve güvenli koşullarda saklanması, kilitli alanlarda muhafaza edilmesi ve çocuklar ile ergenler tarafından kesinlikle erişilemeyecek şekilde yerleştirilmesi gerekmektedir.

Ayrıca çocuk ve ergenlerin ateşli silahlara özendirilmemesi büyük önem taşımaktadır. Av gibi ateşli silah kullanılan faaliyetlere çocuk ve ergenlerin dahil edilmemesi, bu konuda alınabilecek önemli koruyucu önlemlerden biridir.

4. Dijital İçerik Okuryazarlığı:
Çocuk ve gençlerin maruz kaldığı dijital içeriklerin etkileri konusunda bilinçlendirme çalışmaları, sağlıklı gelişim açısından destekleyici olacaktır.
Unutulmamalıdır ki çocukların güvenliği ve sağlıklı gelişimi, tüm paydaşların birlikte hareket etmesini gerektirir. Erken farkındalık, açık iletişim ve kurumlar arası iş birliği, olası risklerin önlenmesinde en güçlü araçlardır. Bu süreçte tüm ilgili kurumları, eğitim paydaşlarını ve aileleri; koruyucu, önleyici ve iş birliğine dayalı yaklaşımları güçlendirmeye davet ediyoruz.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)
Dr. Erdem Beyoğlu, MD
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı& KTTB Yönetim Kurulu Üyesi

Dr. Erman Uslu,MD
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı