Ülkenin içine sürüklendiği bu çöküş; yolsuzluğun, rüşvetin, ihanetin ve liyakatsizliğin doğrudan sonucudur. Sağlık Bakanlığı’nın bir kez daha sergilediği anti-demokratik tutum kabul edilemezdir. Sağlık Bakanı, sorunlara çözüm üretmek yerine baskıcı yöntemlere başvurarak sağlık alanındaki grevleri Bakanlar Kurulu eliyle yasaklama yolunu seçmiştir. Bu yaklaşım, “ben yaptım oldu” anlayışının açık bir tezahürüdür.

Artık sabrımız tükenmiştir. Kaybedecek tek bir gün dahi yoktur. Meclis önünde yaşanan şiddet ve biber gazı uygulamaları kabul edilemez; bu görüntüler Kıbrıslı Türk demokrasisine yakışmamaktadır.

Sandık derhal halkın önüne konulmalı, bu düzenin hesabı halka verilmelidir.

Bizler; emeği sömürülenlerin, sesi bastırılmak istenenlerin, sendikaların ve emekçilerin haklı mücadelesinin yanındayız. Bu mücadelede geri adım yoktur. Alanlardayız, sokaklardayız ve sonuna kadar direneceğiz.

Halkın sağlık hakkını hiçe sayan, erişilebilir ve adil bir sağlık sistemi için tek bir somut adım atmayan ve ihale süreçlerine ilişkin yolsuzluk iddialarıyla anılan Sağlık Bakanı’nın grev yasağı kararı yok hükmündedir.

Sağlık alanında örgütlü sendikaların sivil itaatsizlik çağrısını açıkça destekliyoruz.

 

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu