5 Haziran Dünya Çevre Günü

Biyoçeşitlilik

 

“Dünya Çevre Günü” ormanların, denizlerin, su varlıklarının  doğanın bütünlüğü ile korunması, sağlıklı yaşanabilir bir çevre ile birlikte olmasını amaçlayan bir farkındalık günüdür.

1972 yılında Stockholm’de Birleşmiş Milletler örgütü tarafından düzenlenen 133 ülkenin katılımıyla gerçekleşen bir zirvede alınan  kararla” 5 HAZİRAN  DÜNYA ÇEVRE  GÜNÜ ” olarak ilan edilmiştir . O tarihten günümüze kadar 5 Haziran tarihinde çevre koruma bilincinin artırılması ve çevre sorunlarına dikkat çekilmesi için etkinlikler düzenlenmeye başlanmıştır.

2020 Dünya Çevre Gününün teması “BİYOÇEŞİTLİLİK’’ olarak belirlenmiştir. Biyoçeşitlilik, diğer bir deyişle’’ BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK’’  gezegenimizin yaşam çeşitliliğidir. Dünyamızdaki bitki, hayvan, mikroorganizma olarak tanımlanan çeşitlilik yaklaşık 1.75 milyondur. Ancak bilim insanlarının tahmini 3 ile 100 milyon arasında değişirken, genel görüş ise insan yaşamını benzersiz kılan 13 milyon tür olduğu şeklindedir.

Kara ve deniz ekosistemlerinin bozulması 3,2 milyar insanın refahını zedelemekte ve doğamız da elden gitmektedir.

Mart 2019’da BM Genel Kurulu 2021-2030 tarihlerini “BM Ekosistem Restorasyon On Yılı’’ ilan ederek istihdam yaratma, gıda güvenliği ve iklim değişimi için hepimizin önünde benzersiz fırsatlar olduğunu  vurgulamıştı. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) liderliğinde  iklim krizi, gıda güvenliği, su temini ve biyoçeşitlilik için bozulmuş ve yok edilmiş ekosistemlerin yenilenmesinin gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir. Bu yenilenme ile 26 gigaton sera gazı salınımın atmosferden alınması öngörülmektedir.

İnsanların doğaya verdiği zarar, Covıd 19 ile mücadelede dünya nüfusunun yarısının karantinaya alınması ile doğadaki dengelerin olumlu yönde değişmesiyle bariz olarak ortaya çıktı. Dünya genelinde hava kirliliğinin bu yıl 2.Dünya Savaşı’ndan bu yana en düşük seviyeye geleceği açıklanmıştır. Kara ve deniz trafiğinin azalması, küresel karbon ve azot dioksit emisyonunu azaltan temel etken olmuştur.

Ülkemizde gözle görülür bir çevre kirliliği, denizlerimizde özellikle son zamanlarda normalde görülmeyen zararlı türlerin görülmesi ve deniz suyunun kirliliğini telkin eden değişiklikler, zaten kısıtlı olan orman alanlarımızın nasıl çıktığı tartışmalı yangınlarla ve betonlaşma ile yok olması, kangren haline gelen taş ocakları ve çalışmaları esnasında yaptıkları patlamalar ile yeraltı sularının yön değiştirmesi, tıbbi atıklar gibi sorunlar hala ve daima gündemdedir.

Günümüzde insanlığın doğadan talebinin artması ile doğal kaynaklar hızla kirlenip yok oluyor, biyolojik çeşitlilik kayboluyor. Doğal kaynaklara yönelik talep sürdürülebilir olmayan bir düzeye ulaşarak gezegenimizin kendini yenileme ve artıkları özümleme kapasitesinin sürmesini de giderek zorlaştırıyor. Şehirleşme, kirlenme ve bunlara bağlı olarak iklim değişikliği, karadaki ve denizdeki artıklar, biyolojik çeşitlilik ve canlıları olumsuz yönde etkiliyor.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak, sağlıklı bir çevrede yaşamanın insan ve toplum sağlığının korunmasının olmazsa olmazlarından olduğunu, günümüzde görülen ve can kayıplarına sebep olan birçok kronik hastalığın sebebinin çevresel faktörler olduğunu, dolayısıyla doğanın korunması ve sağlıklı bir çevrenin oluşturulması için hepimize görevler düştüğünü düşünmekteyiz. Doğaya ve çevreye saygılı ve bilinçli bir toplum yaratmak için hükümet edenlere olduğu kadar eğitimcilere, sivil toplum örgütlerine, medyaya ve yerel yönetimlere de büyük sorumluluk düşmektedir.

COVID19 pandemisi ile dünyanın ortak evimiz olduğunu ve korumak için her birimizin çaba sarf etmemiz gerektiği bir kez daha anlamış olduk.

 

Saygılarımızla,

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

 

Dt. Halil Bakkaloğlu

(Asbaşkan ve Çevre Sorumlusu )

 

Son Güncelleme :