Değerli meslektaşlarım,
Ocak 2022’de yapılan erken genel seçim sonrası kurulan koalisyon hükümeti, hükümet programını Meclis’te okuyarak göreve başladı. Açıklanan programda sağlık alanında önemli hedefler bulunmasına karşın önemli eksiklikler de mevcuttur. Programa göre Girne ve Güzelyurt’taki inşaat halindeki devlet hastaneleri ve AMATEM tamamlanacak, Lefkoşa’ya ise 500 yataklı bir yeni hastane yapılacaktır. Defalarca yazılı ve sözlü olarak Sağlık Bakanlığı’na sormuş olmamıza rağmen Lefkoşa’ya yapılacağı açıklanan bu hastanenin, Türkiye’de olduğu gibi alım garantili, kamu-özel ortaklığı şeklinde yapılıp, işletmesi özel şirket tarafından yürütülecek şehir hastanesi modelinde bir hastane mi olacağını halen bilmiyoruz. Ancak bu modele karşı olduğumuzu, ekonomisi dar, sağlık bütçesi kısıtlı ülkemiz için bunun çok ciddi bir sorun oluşturacağını düşündüğümüzü, ısrarla belirtiyoruz.
Hükümet programında toplum sağlığı açısından çok önemli, ekonomik açıdan ise oldukça akılcı olan koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine dair bir hedef bulamadık. Eksik sağlık yasalarının çıkartılacağına, güncelliğini yitirmiş ve günümüz şartlarını karşılamaktan uzak yasaların yenilenmesinden de bahsedilmemiş. Benzer şekilde mevcut yasaların uygulanması konusunda da sıkıntılar mevcut olup bu konuda da çalışma yapılması gerekmektedir. Örneğin Tütün Ürünlerinin Zararlarından Korunma ve Denetim Yasası halk sağlığı açısından çok önemli olmasına rağmen, uygulamadaki sorunlar bir türlü giderilememiştir. Sağlık Bakanlığı teşkilat yasaları, ilaç ve zehirler yasası gibi yasalar güncellenmelidir. Diğer taraftan mesela güzellik merkezleri ile ilgili yasal mevzuat eksikliği nedeni ile bu gibi merkezlerin denetimleri gerektiği şekilde yapılamamakta, zaman zaman tıbbi işlemlerin bu merkezlerde yapıldığına dair duyumlar almaktayız. (Geçtiğimiz dönemde benzer girişimlerden bazıları Emniyet Müdürlüğü ve KTTB’nin ortak girişimleri ile durdurulmuştur.)
Ülkemizde hiçbir planlamaya dayanmadan açılan tıp ve diş hekimliği fakülteleri ve uzmanlık eğitimi ile ilgili sorunlar da devam etmektedir. Diğer yandan uzmanlık eğitimlerininin ilk yarısını Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yapan genç meslektaşlarımızın, hem almakta oldukları eğitimin standardizasyonu hem de çalışma koşulları ile ilgili sıkıntıları mevcuttur. Üstelik eğitimlerinin ilk yarısını tamamlayarak ikinci dönem için Türkiye’ye gittiklerinde, eğitim aldıkları hastanelerde maaş almaksızın ve hiçbir sağlık güvenceleri olmadan çalıştırılmaktadırlar. Bu dönemde Sağlık Bakanlığı tarafından verilmesi gereken burslarının da düzenli olarak yatırılmıyor oluşu ciddi bir soruna yol açmaktadır. KTTB olarak Asistan Hekimler Çalışma Grubumuz ile yaptığımız çalışama sonrası bu sorunları gündeme getirdik. Çözüm arayışımız ise sürecektir.
Bildiğiniz gibi KTTB Yasası ülkemizde uygulanmakta olan tanı, tedavi ve cerrahi işlemlerin asgari ve azami ücretlerini belirleme yetki ve görevini KTTB Yönetim Kurulu’na vermiştir. Bu amaçla düzenlenen ve Bakanlar Kurulu onayından geçen son ücret tarifesi 2017 yılına aitti ve Sağlık Bakanlığı’na Bakanlar Kurulu onayı için 2020 yılında yaptığımız talep, maalesef Bakanlar Kurulu’na götürülmemiş ve uygulamaya girmemişti. Diğer taraftan mevcut ücret tarifemizde tıptaki gelişmeler sonucu yeni geliştirilen birçok tanı, tedavi ve cerrahi yöntem yer almıyordu. Bu sebeple oldukça kapsamlı, meslektaşlarımızla istişare edilerek yeni bir ücret tarifesi hazırlanarak Sağlık Bakanlığı’na sunulmuştur. Ancak Bakanlık tarafından 1 ay içinde Bakanlar Kurulu onayına sunulmaması durumunda, yasal zeminde hak arayışına gitme kararlılığında olduğumuzu da belirtmek isterim.
Hepinize çalışmalarınızda kolaylıklar ve sağlıklı günler dilerim.
Saygılarımla,
Dr. Özlem Gürkut
Başkan
