Biz Kıbrıslı Türk hekimler olarak; Sağlık Hizmetleri Dairesi bünyesinde, YÖDAK onaylı olmasına rağmen etkin biçimde denetlenmeyen tıpta uzmanlık eğitimlerinin varlığını bildiğimiz için, Tıp ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Kurulu’nun kurulmasını zorunlu gördük. Doğru yasal zemine ulaşmak için, Bakanlıkta ve Meclis komitesinde günlerce, saatlerce emek verdik. Meclis Genel Kurulu’ndan geri dönen yasa, tüm eksiklerine rağmen bu ilkesel duruşla tarafımızdan onaylanmıştı.

Ancak bu yasayı bu haliyle geçirmeye siyasi cesareti olmayan, basiretsiz, irade ve vizyon yoksunu sözde yöneticilerimiz; yasayı geri çekerek sınavsız, denetimsiz ve kuralsız uzmanlık eğitiminin önünü açan bu süreci kabul edilemez bir hale dönüştürdü. Geri çekilmeden sonra, saatler süren görüşmeler, toplantılar yapıldı, ortak mutabakatlar sağlandı; ancak bu görüşlerin, kararların tamamı bilinçli ve sistematik biçimde yok sayılmıştır.

Uzmanlık eğitimi bir ayrıcalık değil; emek, liyakat ve bilimsel yeterlilik gerektiren bir süreçtir. Sınavsız ve denetimsiz, yanlış ve eksik başlayan bir sürecin tamam olması da mümkün değildir. Bu şekildeki uzmanlık eğitimi verilmesi yalnızca hekimlik mesleğini değersizleştirmekle kalmaz; doğrudan halk sağlığını riske atan, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilecek bir uygulamadır. Bu anlayış, toplumun nitelikli, güvenli ve eşit sağlık hizmetine erişim hakkına açık bir tehdittir.

Son dakika yapılan ve yabancı uyruklu hekimlerden ücret alınmasını öngören düzenleme ise, uzmanlık eğitiminin bilimsel ve kamusal bir sorumluluk değil; ticari bir faaliyet ve gelir kapısı olarak görüldüğünün açık itirafıdır. Bu hekimlerin geçici üyeliklerini onaylamayacağımızı açıkça beyan ederiz.

Biz Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak; asistan kabulünden, kabul şartlarına, eğitim sürecine, değerlendirme ve bitirme aşamasına kadar etkin, bağımsız ve bağlayıcı yetkilere sahip bir Tıp ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Kurulu kurulmadan verilecek hiçbir uzmanlığı tanımayacağımızı belirtir, bunun halk sağlığı açısından doğuracağı tüm sonuçların sorumluluğunun beceriksiz ve kendi halkı için dik bir duruş sergileyemeyen siyasi iradeye ait olduğunu açıkça beyan ederiz.

Aylar süren çalışmalarımızı, harcanan emeği, bilimsel ilkeleri ve halk sağlığını hiçe sayarak; kendi siyasal ve ekonomik çıkarları doğrultusunda düzenleme yapan ve konuyu saptırıp, şeffaflıkla değil, bilinçli olarak yasa konusundaki ayrıntıları yanlış ve eksik paylaşarak algıyı yönetme amaçlı açıklama yapan Sağlık Bakanlığı ile tüm ilişkilerimizi askıya aldık. Bu süreci katılımcı şekilde yönetmeyi beceremeyen, sağlıkta sonuç alıcı hiçbir adım atamayan Sağlık Bakanını istifaya davet ederiz.

Mecliste yapılacak oylamada başta sağlıkçı olmak üzere tüm vekilleri vicdanları ile oy kullanmaya, hayır oyu kullanmaya davet ederiz.

Gelinen bu kabul edilemez noktaya dikkat çekmek, bilimsel ilkelere, liyakate ve halk sağlığına yönelen bu açık tehdidi görünür kılmak amacıyla, protesto ve uyarı niteliğinde birliğimize siyah bayrak çekiyoruz.

Siyah bayrak; bu süreci normalleştirmediğimizin, sessiz kalmayacağımızın ve sorumluluğumuz gereği kamuoyuna güçlü bir vicdani ve mesleki itiraz ortaya koyduğumuzun sembolüdür.

Bu bir yas ilanı değil; halk sağlığına yönelik ciddi bir risk karşısında yükseltilen açık ve kararlı bir mücadelenin işaretidir.

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu