Her yıl 18-24 Mart tarihleri arasında kutlanan Yaşlılar Haftası, toplumların geçmişi ile geleceği arasında köprü kuran yaşlı bireylerin değerini hatırlamak ve onların yaşam koşullarına dikkat çekmek açısından önemli bir farkındalık dönemidir.

2026 yılı Yaşlılar Haftası’nda öne çıkan temel konu sağlıklı yaşlanma ve yaşlı dostu toplumların güçlendirilmesidir. Yaşam süresinin uzaması, tıp ve halk sağlığı alanındaki gelişmeler sayesinde önemli bir kazanım olmakla birlikte, yaşlı nüfusun artması toplumların sağlık, sosyal hizmet ve bakım politikalarını yeniden degerlendirmesini zorunlu kılmaktadır. Yaşlılık yalnızca bireysel bir süreç değildir; aynı zamanda kamu politikaları, sağlık sistemleri ve toplumsal dayanışma ile doğrudan ilişkili bir yaşam dönemidir. Bu nedenle yaşlı bireylerin sağlıklı, güvenli ve onurlu bir yaşam sürdürebilmesi devletin ve toplumun ortak sorumluluğudur.

Bu çerçevede;

  • Yaşlı bireylerin nitelikli ve erişilebilir sağlık hizmetlerine ulaşımı güvence altına alınmalıdır. Son dönemdeki e-randevu sistemi maalesef ki yaşlıların sağlığa erişimini daha da imkansız hale getirmiştir. Hastanelerdeki mafyalaşmış hasta bakıcılığı sistemi maalesef devam etmektedir.
  • Kronik hastalıkların yönetimi, koruyucu sağlık hizmetleri ve erken tanı programları güçlendirilmelidir. Özellikle erişkin aşılama programları hayata geçirilmelidir.
  • Evde bakım hizmetleri, geriatri hizmetleri ve uzun süreli bakım sistemleri geliştirilmelidir.
  • Yaşlı bireylerin yalnızlaşmasını önleyen sosyal destek mekanizmaları oluşturulmalıdır.
  • Kentlerin ve kamusal alanların yaşlı dostu hale getirilmesi sağlanmalıdır.
  • Merkezi yönetim yerel yönetimlerle iş birliği içinde yaşlı bakım evleri ve hizmetlerini organize etmelidir.

Sağlık sistemlerinin yaşlanan nüfus gerçeğine uyum sağlaması artık bir tercih değil, kaçınılmaz bir gerekliliktir. Yaşlı bireylerin sağlık hizmetlerinden eşit, güvenli ve insan onuruna yakışır biçimde yararlanabilmesi için planlı ve sürdürülebilir politikalar geliştirilmelidir. Unutulmamalıdır ki yaşlılık, toplumdan uzaklaşılması gereken bir dönem değil; deneyimin, bilginin ve yaşam birikiminin toplumla paylaşıldığı değerli bir yaşam evresidir. Yaşlı bireylerin haklarına saygı göstermek, onları desteklemek ve yaşam kalitelerini artırmak yalnızca sosyal bir sorumluluk değil, aynı zamanda insan hakları meselesidir. Sağlıklı, aktif ve onurlu bir yaşıılık için hep birlikte sorumluluk almalıyız. Erişebilir, koruyan, yaşlı dostu bir sağlık sistemi, kentler, yaşlı bakım merkezleri ve yaşlılar için sosyal alanlar oluşturmamız gereklidir.

 

Dr. Figen Gülen İnce, MD

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi

Halk Sağlığı ve Koruyucu Hekimlik Sorumlusu