Doğumsal kalp hastalıkları (DKH), kalbin odacıkları, kapakçıkları veya ana damarlarındaki gelişim kusurlarını kapsar. DKH tüm dünyada bebeklerde en sık görülen doğumsal anomali türüdür. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve pediatri derneklerinin verilerine göre diğer tüm organ gelişim bozukluklarının (nöral tüp defektleri ve Down sendromu gibi) önünde yer alır.
Dünya ve Türkiye’deki istatistikler; yeni doğan her bebeğin yaklaşık %1’inin (100 bebekten biri) doğumsal kalp hastalığı ile dünyaya geldiği ve bu bebeklerin yaklaşık %25’inin (dörtte biri) yaşamlarının ilk yılında acil müdahaleye ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Bu oranın eldeki verilere göre Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için de geçerli olduğu düşünülmektedir.
KKTC İstatistik Kurumu’nun 2024 İstatistik Yıllığı verilerine göre, o yıl canlı doğum sayısı 3.382 olarak gerçekleşmiştir. İstatistikler düşünüldüğünde; 2024 yılında en az 30-40 bebeğin doğumsal kalp hastalığı ile doğduğu ve yaklaşık 10 bebeğin hayatının ilk yılında acil müdahale ihtiyacı olduğu söylenebilir.
Erken tanı bebeğin doğar doğmaz ihtiyaç duyabileceği cerrahi müdahale veya tıbbi tedavinin planlanması için kritiktir. Anne karnında veya hayatın ilk günlerinde aşağıdaki tarama testleri kullanılmaktadır.
Doğum Öncesi Tarama: Fetal Ekokardiyografi
Anne karnındaki bebeğin kalbinin ultrason dalgalarıyla ayrıntılı olarak incelenmesidir.
Ne Zaman Yapılır? Genellikle hamileliğin 18. ve 24. haftaları arasında uygulanır.
Kime Yapılır? Rutin ultrasonda şüpheli bir durum görüldüğünde, ailede kalp hastalığı öyküsü varsa veya diyabetik gebeliklerde istenir
Fetal Ekokardiyografi doğumsal kalp hastalıklarının tamamı olmasa da, %70-80 oranında tanı koydurabilmektedir.
Doğum Sonrası Tarama: Pulse Oksimetri Testi
Yeni doğan bebeklerde kritik kalp hastalıklarını belirlemek için kullanılan, ağrısız ve hızlı bir testtir.
Nasıl Uygulanır? Bebeğin sağ elinden ve her iki ayağından küçük bir cihaz (oksimetre) yardımıyla kandaki oksijen seviyesi (saturasyon) ölçülür.
Kritik Değer: Oksijen seviyesinin %90’ın altında olması veya el ile ayak arasındaki farkın %3’ten fazla çıkması durumunda bebek ileri tetkik için çocuk kardiyoloğuna yönlendirilir.
Önemi: Bazı bebekler dışarıdan tamamen sağlıklı görünseler bile, bu test sayesinde gizli kalmış ve acil müdahale gerektiren kalp sorunları erkenden yakalanabilir.
Bu test doğum sonu servislerinde rutin kontrollerin bir parçasıdır. Bebeğiniz için bu taramaların yapılıp yapılmadığını taburcu olmadan önce doktorunuza sormanız faydalı olacaktır.
Ailelerin doğum sonrası süreçte şu belirtilere karşı uyanık olması gerekir:
– Beslenme sırasında çabuk yorulma veya terleme
– Dudak, parmak uçları veya dilde morarma (siyanoz)
– Nefes darlığı veya hızlı soluk alıp verme
– Yeterli kilo alamama ve büyüme geriliği şikayetlerinden biri veya birkaçı olduğunda mutlaka çocuk doktoruna, yönlendirildiği takdirde çocuk kardiyoloğuna başvurmaları uygun olacaktır.
DKH tanısı alan her bebeğin ameliyat olması gerekmez. Hastalığın türüne, şiddetine ve hastanın yaşına bağlı olarak farklı tedavi yaklaşımları uygulanır:
Kendiliğinden Düzelme: Bazı küçük kalp delikleri (ASD veya VSD gibi), çocuk büyüdükçe kendiliğinden kapanabilir. Bu durumlarda doktorlar genellikle müdahale etmek yerine düzenli kontrollerle izlemeyi tercih eder.
Sadece Gözlem: Hafif seyreden vakaların önemli bir kısmı herhangi bir tıbbi tedavi gerektirmeden, sadece periyodik kardiyolojik muayenelerle takip edilir.
Ameliyatsız Müdahaleler (Anjiyo/Kateter): Tıbbın gelişmesiyle birlikte birçok kalp deliği ve kapak darlığı, göğüs kafesi açılmadan kateter yöntemiyle (anjiyo yoluyla) kapatılabilmekte veya tedavi edilebilmektedir.
İlaç Tedavisi: Bazı durumlarda kalp yetmezliği belirtilerini kontrol altına almak veya kalbin yükünü hafifletmek için sadece ilaç kullanımı yeterli olabilir.
Unutmayın, erken teşhis edilen her doğumsal kalp hastalığı, doğru müdahale ve sevgi dolu bir bakımla sağlıklı bir geleceğe açılan en büyük kapıdır. Sağlıkla kalın.
Dr. Aras TULUNOĞLU
Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı
