Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı vesilesiyle, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak erken tanının önemini ve bu olanağın tüm kadınlar için erişilebilir olması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
Mamografi, kadınlarda en sık görülen kanser olan meme kanserini henüz belirti vermeden saptayabilen kullanımdaki en temel tarama yöntemidir. Uygun yaş ve risk grubundaki kadınların düzenli taramaya katılımını arttırmak, meme kanserine bağlı ölümleri azaltma yolunda çok önemli bir adımdır. Bu nedenle tarama hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve henüz taramaya ulaşamamış ya da dahil olamamış kadınların programa dahil edilmesi öncelikli bir halk sağlığı hedefi olmalıdır.
Erken evrede tanı alan hastanın meme kanserinde başarılı tedavi olasılığı çok daha yüksektir. Hastalığın özelliklerine bağlı olarak daha sınırlı tedaviler mümkün olabilir. Tanının gecikmesi ise daha kapsamlı ve uzun tedavileri gerektirebilir; kişinin yalnızca sağlığını değil, günlük yaşamını, sevdikleriyle geçirdiği zamanı ve geleceğe dair umutlarını da derinden etkileyebilir.
Nüfusunu bilmeyen bir toplum, tarama hizmetlerini de doğru planlayamaz. Hangi bölgede, tarama grubunda yer alan yaş aralığında kaç kadın yaşadığını bilmek; bu kadınlara ulaşmak, henüz tarama yaptırmamış kadınları belirleyerek tarama programına dahil etmek ve tarama sonuçlarını izlemek için gereklidir. Başarı, yalnızca çekilen mamografi sayısıyla değil, hedef nüfusun ne kadarına ulaşıldığıyla değerlendirilmelidir.
Bu süreçte yerel yönetimlerle iş birliği önemli bir olanak sunmaktadır. Belediyeler veya muhtarlar; bilgilendirme, kadınlara ulaşma, randevu süreçlerine destek ve ulaşım engellerinin azaltılması konusunda sağlık kurumlarıyla birlikte çalışabilir. Özellikle merkezden uzakta yaşayan veya sosyal ve ekonomik nedenlerle hizmete erişemeyen kadınlar için bu destek büyük önem taşımaktadır.
Tüm hizmet yükünü merkezde toplamak yerine, periferdeki sağlık hizmetlerini güçlendiren bir planlama yapılmalıdır. Bölgesel ihtiyaçlara göre mamografi cihazları, eğitimli teknisyenler ve radyoloji uzmanları birlikte planlanmalı; cihazların bakımından görüntü kalitesine, raporlamadan ileri incelemeye yönlendirmeye kadar hizmetin sürekliliği sağlanmalıdır. Bir cihazın bulunması tek başına yeterli değildir; o cihazın nitelikli ve sürdürülebilir bir hizmetin parçası olması gerekir.
Tarama, mamografinin çekilmesiyle tamamlanmaz. Şüpheli bulgusu olan kadınların gerekli incelemelere, biyopsiye ve gerektiğinde tedaviye zamanında ulaşması, programın ayrılmaz bir parçasıdır.
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak çağrımız; güncel nüfus verilerine dayanan, yerel yönetimlerle desteklenen, yalnızca merkezde değil bölgesel hizmetleri de güçlendiren ve tanıdan tedaviye kadar kesintisiz işleyen bir meme kanseri tarama programının geliştirilmesidir.
Farkındalık, erişilebilir hizmet ve doğru planlamayla yaşam kurtaran bir adıma dönüşmelidir.
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)
Dr. Sinem Şığıt İkiz, MD
Genel Sekreter
