Rüşvet, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıyla anılan bir iktidarın; tüm toplumsal itirazlara rağmen ülkenin telefon ve internet altyapısını Türk Telekom’a koşulsuz devretmeye yönelmesi kabul edilebilir değildir. İletişim altyapısı herhangi bir ticari meta değil; ulusal güvenliğin, kamusal egemenliğin, ekonomik bağımsızlığın ve temel haklara erişimin omurgasıdır. Böylesine stratejik bir alanın, şeffaflıktan uzak protokollerle ve toplumun onayı alınmadan “fiber optik protokolü” adı altında peşkeş çekilmesine karşıyız.

Memleketin geleceği; günübirlik siyasi hesaplara, tartışmalı anlaşmalara, rüşvet kokan adımlara ve kamu yararını gözetmeyen kararlara kurban edilemez. İletişim altyapısını teslim etmek; yalnızca teknik bir tercih değil, egemenlikten feragat anlamına gelir.

Benzer şekilde; tıp ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi ile ihtisas alanlarında, Uzmanlık Kurulu üzerinden yürütülmeye çalışılan, meslek örgütlerini devre dışı bırakan, görüşlerini önemseme ve kamu yararı ve halk sağlığını önemseme yerine başka çıkar gruplarına hizmet eden düzenlemelere karşı verdiğimiz haklı mücadelemiz devam etmektedir ve mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.

Bu ülkenin peşkeş çekilmemesi için mücadele eden sendikalar, meslek örgütleri, internet sağlayıcıları ve Meclis’te bu protokole karşı duran milletvekilleri ile birlikte biz de mücadeleye hazırız.

Şimdi susma değil, dayanışma zamanıdır!
Şimdi geri adım değil, bu ülkeyi sevenlerin bu ülkeyi savunma zamanıdır!

Kıbrıs Türk Tabipeleri Birliği Yönetim Kurulu