Bakanlar Kurulu’nun 2025–2026 öğretim yılı için genel ortaöğretimde yıllık başarı ortalaması 5 ve üzerinde olan öğrencilerin üst sınıfa geçmesini sağlayan tüzük düzenlemesi, temel derslerdeki öğrenme eksiklerini göz ardı etmektedir. Türkçe veya matematikten 2–3 alan bir öğrencinin diğer derslerdeki yüksek notları sayesinde sınıfını geçmesi, bu eksiklerin giderildiği anlamına gelmez.

Klinik gorusmelerde, ortaöğretim çağında olmasına rağmen 7 × 9 gibi temel matematik işlemlerini yapamayan öğrencilerin sayısında ciddi bir artış bulunmaktadır ve bu son derece üzücüdür. Bu çocukları gerekli eğitim desteğini sağlamadan üst sınıfa geçirilmesi, yaşadıkları güçlükleri sonraki yıllara taşımaktadır.

İlkokuldan itibaren giderilmeyen öğrenme eksikleri, ilerleyen sınıflarda dersleri takip etmeyi daha da zorlaştırmaktadır. Sürekli zorlanan çocuklarda ise yetersizlik duygusu, kaygı, öfke ve okuldan uzaklaşma gibi psikolojik etkilenme belirtileri görülebilir. Dolayısı ile sınıf geçirme kararı, ogrencilerin sadece egitimsel becerilerini değil onların psikolojilerine de zarar vermektedir.

Öğretmenlerin yıl boyunca yaptığı tüm değerlendirmelerin sonradan Bakanlar Kurulunun aldığı bir kararlarla etkisizleştirilmesi, mesleki motivasyonlarini ve öğrenciler üzerindeki rehberlik güçlerini zayıflatmaktadir. Ayrıca öğrencilerin çaba gösterme ve sorumluluk alarak çalışma motivasyonlarini da olumsuz etkilemektedir. Sınıfını Bakanlar Kurulu ile geçebileceğini bilen öğretmen konuları öğretmek ve sınav yapmak için ne kadar motive olacaktir? Sınıfını eninde sonunda geçeceğini bilen öğrenci sınavına neden çalışacaktır?

Tüm bunlar günün sonunda Akran zorbalığı ve davranış sorunlarının okullarda artmasına neden olacaktir.Tabii ki akran zorbalığı ve davranım sorunları tek bir nedene indirgenemez ve birçok nedeni vardır. Ancak öğrencilerin derslerden koptuğu ve öğretmenlerin yeterince desteklenmediği bir okul ortamında, bu sorunların önlenmesi ve yönetilmesi ciddi düzeyde güçleşecektir

Çözüm; sınıf geçirmek yerine temel derslerdeki kazanımları düzenli değerlendirmek, eksikleri erken belirlemek, telafi eğitimi sağlamak, okul rehberlik hizmetlerini güçlendirmek, okullardaki rehber öğretmen ve özel eğitim öğretmeni sayısını arttırmaktır. Milli Eğitim Bakanlığı’nı ve Bakanlar Kurulu’nu, sınıf geçişini kolaylaştıran kararlarla birlikte gerçek öğrenmeyi güvence altına alacak somut adımlar atmaya çağırıyorum.

Eğitimin başarısı, kaç çocuğun sınıf geçtiğiyle değil, çocukların ne öğrendiğiyle ölçülür.

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

Dr. Erdem Beyoğlu, MD

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi