Evimizde, sokakta, çocuklarımızı okula götürürken, alışveriş yaparken, gece eve dönerken ya da sevdiklerimizle vakit geçirirken kendimizi güvende hissetmek isteriz. Çünkü güven içinde yaşamak bir ayrıcalık değil, en temel hakkımızdır. Ne yazık ki bugün birçok insan bu duyguyu kaybetmeye başlamıştır.
Son dönemde ülkemizde art arda yaşanan kadına yönelik şiddet, cinsel saldırılar, bıçaklı saldırılar, trafikte yaşanan can kayıpları ve diğer şiddet olayları toplumun güven duygusunu derinden sarsmaktadır. Bu olaylar yalnızca mağdurlarını ve ailelerini değil, tüm toplumu etkileyen ciddi bir halk sağlığı ve toplumsal güvenlik sorunudur.
Bir hekim örgütü olarak biliyoruz ki, sağlıklı bir toplum yalnızca hastalıkların olmadığı bir toplum değildir. İnsanların korkmadan yaşayabildiği, çocuklarını güvenle büyütebildiği, kadınların ve tüm insanların yaşam hakkının korunduğu, herkesin kamusal alanlarda ve kendi evinde kendini güvende hissettiği bir toplum, gerçek anlamda sağlıklı bir toplumdur.
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak yaşam hakkının korunmasının devletin en temel sorumluluklarından biri olduğuna inanıyoruz. İnsan; suç işlendikten sonra değil, daha en başından korunabileceğini hissetmelidir. Bunun için yalnızca suç gerçekleştikten sonra müdahale etmek yeterli değildir. Suçu önleyici sosyal politikalar, etkin koruma mekanizmaları ve hukukun hızlı, adil ve caydırıcı şekilde işlemesi büyük önem taşımaktadır.
Toplumda giderek artan güvensizlik hissinin birçok nedeni bulunmaktadır. Kontrolsüz ve plansız nüfus artışı toplumdaki güvensizlik duygusunu derinleştiren önemli nedenlerden biridir. Sağlıktan eğitime, güvenlikten altyapıya kadar her alanda etkisini hissettiren bu sorunun, kamu yararını önceleyen planlı politikalarla ele alınması artık bir zorunluluktur.
Ülkeye giriş yapan kişilerin yasal statülerinin etkin şekilde takip edilmesi, eğitim, çalışma veya diğer gerekçelerle gelen kişilerin kayıt ve denetim süreçlerinin eksiksiz yürütülmesi, yasal statüsünü kaybeden veya kayıt dışına çıkan kişilere yönelik gerekli denetimlerin etkin biçimde yapılması hem kamu düzeni hem de toplumun güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır.
Ne yazık ki kadınlar, şiddeti çoğu zaman en yakınlarından; eşlerinden, eski eşlerinden, partnerlerinden ya da aile bireylerinden görmektedir. Bu nedenle yalnızca yaşanan olaylara tepki vermek değil, şiddeti ortaya çıkmadan önleyecek mekanizmaları güçlendirmek zorundayız. Risk altındaki kadınların erken dönemde tespit edilmesi, koruyucu hizmetlere erişimin kolaylaştırılması, etkin destek mekanizmalarının oluşturulması ve toplumsal farkındalığın artırılması, kadınların yaşam hakkını korumanın yasa olarak yürürlüğe girmesi en önemli yollarındandır.
Şiddetin ve suçun cezasız kalacağı yönündeki algı mutlaka ortadan kaldırılmalıdır. Hukukun etkin işlemesi ve suçun karşılığının caydırıcı biçimde verilmesi, toplumun adalet ve güven duygusunun yeniden tesis edilmesinin temel koşullarındandır.
Yetkilileri; toplumun güvenliğini sağlayacak, kadınları, çocukları ve tüm bireyleri koruyacak önleyici politikaları gecikmeden hayata geçirmeye, kamu düzenini güçlendirecek denetim mekanizmalarını etkinleştirmeye ve hukukun üstünlüğünü kararlılıkla uygulamaya davet ediyoruz.
Korkunun değil güvenin, şiddetin değil yaşamın egemen olduğu bir ülkede yaşamak hepimizin ortak hakkıdır.
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)
Dr. Sinem Şığıt İkiz, MD
(Genel Sekreter)
