Geçtiğimiz hafta bir vatandaşımızın yaşamını yitirdiği olayın ardından sağlık sistemimizdeki sevk zinciri yeniden tartışma konusu olmuştur. Esas tartışılması gereken sevk zinciri zorunlu hâle getiren, sağlık sistemini planlayamayan , etkin şekilde yönetemeyen ve denetim yoksunu anlayıştır.

Uzun süredir bu ülkede sağlık altyapısının, plansız ve kontrolsüz şekilde artan nüfusa cevap veremediğini görülmektedir. Mevcut hastaneler yetersiz kalırken, yıllardır yapımı devam eden yeni hastaneler de bir türlü tamamlanamamış, ne zaman açılacakları da bilinmemektedir. Üstelik bu hastaneler tamamlansa dahi, içinde görev yapacak sağlık çalışanı ihtiyacına ilişkin bir planlama bulunmamaktadır. Sağlık sistemi yalnızca temel atmak, bina yapmakla güçlenmez; nitelikli insan kaynağı, ekipman, organizasyon ve sürdürülebilir bir planlama gerektirir.

Yetersiz sağlık altyapısının en somut sonucu ise giderek artan hasta sevkleridir. 2026 Sağlık Bakanlığı bütçesinin %15,2’si sevklere ayrılmıştır. Gerçekleşen harcama tutarının ne olduğu ise kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Bugün gelinen noktada, ülkemizde adeta sevkler üzerine kurulu bir sağlık sistemi oluşmuştur. Bu durum, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir olmadığını ve sağlığın planlanamadığının açık göstergesidir.

Koruyucu sağlık hizmetlerini ihmal eden, birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendirmeyen ve sağlık sistemini sevklerle günü kurtarma anlayışıyla yöneten Sağlık Bakanı, toplum sağlığının ihtiyaçlarını önemsememektedir. Hastalıkları önlemek yerine hastalıkların sonuçlarını yönetmeye çalışan bu yaklaşım hem ekonomik açıdan hem de halk sağlığı açısından başarısızdır.

Öte yandan, ülkemizin sağlık altyapısı ve kamu hizmetleri, yollar, okullar, plansız ve kontrolsüz nüfus artışını taşıyabilecek durumda değildir. Sürekli dış göçle ucuz iş gücü ithal edilmesi; sağlık, eğitim, ulaşım ve diğer kamu hizmetleri üzerinde her geçen gün daha büyük bir yük oluşturmaktadır. Mevcut altyapı bu nüfusu kaldırmamaktadır. Bu nedenle nüfus politikaları yeniden ele alınmalı, plansız nüfus artışı, ülkeye göç durdurulmalıdır.

Kaynaklar sürekli hasta sevklerine harcanacağına, yarım bırakılan sağlık yatırımları tamamlanmalı, sağlık insan gücü planlaması bilimsel esaslarla yapılmalı ve koruyucu sağlık hizmetleri sağlık sisteminin merkezine yerleştirilmelidir. Sağlıkta kalıcı çözüm; daha fazla sevk değil, güçlü bir birinci basamak, yeterli hastane altyapısı, doğru insan gücü planlaması ve ülkeye göçün ivedi durdurulmasıdır.

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu