İş cinayetleri kader değildir. Her ölümün ardında sorgulanması gereken ihmaller, denetim eksiklikleri ve yerine getirilmeyen yasal sorumluluklar vardır.

Yaşanan son acı olay, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki eksikliklerin artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaştığını bir kez daha ortaya koymuştur. Devlet, öncelikle kendi çalışanlarının yaşam hakkını korumakla yükümlüdür. Kendi kurumlarında güvenli çalışma ortamını sağlayamayan ve etkin denetim mekanizmalarını işletemeyen bir kamu yönetiminin, diğer işyerlerinde çalışanların güvenliğini sağlaması da beklenemez. Bu da aslında devlet sisteminin düştüğü durumu acı şekilde gözlerimizin önüne koymaktadır.

Kıbrıs’ın kuzeyinde,  2025 yılında yaklaşık 164 bin kayıtlı çalışana karşılık 7 emekçi iş kazalarında yaşamını yitirmiştir. Bu, 100 bin çalışan başına yaklaşık 4,3 ölüm anlamına gelmektedir. Bu oran, OECD ortalamasının yaklaşık üç katına ulaşmaktadır. Bu tablo, iş sağlığı ve güvenliği alanında denetimlerin güçlendirilmesi ve önleyici politikaların acilen hayata geçirilmesi, yasal düzenlemelerin ivedi hayata geçirilmesi gerektiğini açıkça göstermektedir.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak, bu olayın tüm yönleriyle bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını, ihmali veya kusuru bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesini talep etmekteyiz. İş sağlığı ve güvenliği bir maliyet değil, temel bir yaşam hakkıdır. Bir daha hiçbir emekçinin ihmaller nedeniyle yaşamını yitirmediği bir çalışma yaşamı için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı göreve çağırırız.

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu  (a)

Prof. Dr. Ceyhun Dalkan, MD

(Başkan)