20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ

Çocukların Sesine ve Haklarına Kulak Verme Zamanı

 

Her sabah güneş doğduğunda, çocuklar kendi seçimleriyle şekillenmemiş bir dünyaya uyanırlar. Ancak yine her sabah, onların yaşama, gelişme ve korunma gibi temel hakları vardır. Biz yetişkinlere düşen görev; geleceğimiz olan çocukların hakları ihlal edildiğinde sessiz kalmamak, sesimizi yükseltmek ve onların “özne” olduklarını unutmadan fikirlerine kulak vermektir.

Çocuk haklarının tarihine kısaca baktığımızda;

  • 1948’de Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, fiziksel ve psikolojik olarak savunmasız durumda olan çocukların özel korunma hakkına sahip olduğunu vurgulamıştır.
  • 1990 yılında kabul edilen Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (ÇHS) ise çocuk haklarını uluslararası düzeyde güvence altına almıştır.
  • Ülkemizde ise ÇHS 1996 yılında Meclis tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiş ve çocuk haklarını hayata geçirmek devletin sorumluluğu hâline gelmiştir.

Elli dört maddeden oluşan ÇHS’ye göre, 18 yaşından küçük herkes çocuktur ve her çocuğun haklarını korumak devletin yükümlülüğüdür.

Dil, din, ırk, cinsiyet, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, engellilik gibi hiçbir gerekçe çocuklar arasında ayrım yapılmasına neden olamaz. Her çocuk yaşama, barınma, sağlık hizmeti alma, eğitim görme gibi temel haklara sahiptir. Çocuklar fiziksel, psikolojik ve cinsel sömürüden korunmalıdır. Dinlenme ve oyun oynama hakları, zararlı maddelerden korunma hakları ve hiçbir çıkar amacıyla kullanılmama hakları tartışmasız olarak güvence altındadır.

Ülkemizde Çocuk Haklarının Durumu: Bir Sağlık Perspektifi

Bugün ülkemizde çocuk haklarını sağlık açısından incelediğimizde birçok alanın iyileştirilmesi gerektiğini görüyoruz.

 

  1. Yaşama ve gelişme hakkı

Bebeklerin anne sütü ve anne bakımına erişim hakkı büyük ölçüde kısıtlıdır. Bir çocuğun yetişkinlikteki fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlığını belirleyen en temel unsurlardan biri, yaşamın ilk 0–2 yılında anne ile güvenli bağ kurabilmesidir.

Ancak doğumdan yalnızca 8 hafta sonra, anneler bebeklerini bakıcıya teslim ederek işe dönmek zorunda kalmaktadır.

Evet, annelere günlük emzirme izni verilmektedir; fakat bebeklerin en az altı ay anne bakımı, altı aydan iki yaşına kadar da annenin yarı zamanlı çalışma hakkına ihtiyaçları vardır.

  1. Yenidoğan tarama testleri

Konjenital hipotiroidi ve fenilketonüri gibi erken tanı ile tamamen tedavi edilebilen metabolik hastalıkların taranmasını sağlayan testler, hâlâ devlet tarafından ücretsiz karşılanmamaktadır. Bebeklerin bu yaşamsal testlere ücretsiz erişimi sağlanmalıdır.

  1. Çocuk istismarında ikincil travma

Çocuklar cinsel istismara uğradığında mevcut sistem gereği defalarca ifadeye çağrılmakta, tekrar tekrar sorgulanmakta ve ikinci kez mağdur edilmektedir. Bu durum, çocuğu devlet eliyle yeniden istismara açık hâle getirmektedir. Bu nedenle, Meclise sunulan Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) yasasının en kısa sürede yürürlüğe girmesi hayati önem taşımaktadır.

  1. Sağlık ve eğitim hizmetlerine erişim
  • Aşı takip sisteminin etkin biçimde hayata geçirilmesi,
  • Okullarda okul sağlığı birimlerinin oluşturulması,
  • Psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin yalnızca ortaokul ve liselerde değil, ilkokullarda da zorunlu hâle gelmesi,
  • Özel gereksinimli çocukların tam gün yaz tatili, şubat tatili ayırt edinmeksizin tam gün ve kesintisiz özel eğitim almalarının sağlanması,
  • Çocuklara yönelik diş sağlığı hizmetlerinin daha ulaşılabilir kılınması,
    çocukların korunması ve gelişimi açısından zorunluluktur.

2025 Dünya Çocuk Hakları Günü Teması

UNICEF, bu yıl çocukların tüm temel haklarına dikkat çekerek “Benim Günüm, Benim Haklarım” temasını ele almıştır. Bu tema; çocukların kendi yaşam deneyimlerini, ihtiyaçlarını ve haklarını doğrudan dile getirebilmelerini, yetişkinlerin ise bu sesleri duyup sorumluluk almasını vurgulamaktadır.

Sonuç

Dört temel alanda tanımlanan çocuk haklarının — yaşama, korunma, gelişme ve katılım haklarının — eksiksiz biçimde çocuklara teslim edilmesi acil bir gerekliliktir.

Özel gereksinimli çocukların eğitim, sağlık, sosyal ve psikolojik destek hizmetleri bu hakların dışında bırakılmamalıdır.

Çocuk dostu bir adalet sistemi ve hak temelli mevzuat için gerekli tüm yasal düzenlemelerin çözüm odaklı bir yaklaşımla güncellenmesi ve bir an önce hayata geçirilmesi zorunludur.

Çocuklar yalnızca geleceğimiz değil, bugünümüzdür. Onları korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Tüm çocukların sağlıklı, güvenli ve mutlu bir geleceğe sahip olduğu bir ülke dileğiyle…

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

 

Dr. Figen Gülen İnce, MD                                              Dr. Erdem Beyoğlu, MD

KTTB Yönetim Kurulu Üyesi                                        KTTB Yönetim Kurulu Üyesi

Halk Sağlığı, Koruyucu Hekimlik Sorumlusu.                İnsan Hakları ve İletişim Sorumlusu.