Lenfoma, sıklığı gün geçtikce artan bir hastalık grubudur. Bu hastalığa dikkat çekmek, semptomlarin tanınması, erken tanı ve tedavisi için Lenfoma Koalisyonu (Lymphoma Coalition) önderliğinde 2004 yılından itibaren her yıl 15 Eylül, Dünya Lenfoma Farkındalık Günü olarak kabul edilmektedir.

Lenfoma; vücudumuzun bağışıklık – immün sisteminin parçası olan organlarda özellikle lenf bezleri, alyuvar olarak bilinen bağışıklık sisteminin en önemli hücrelerinden olan lenfositlerin kontrolsüzce çoğalması ile gelisirler.

Lenfomalar iki ana gruba ayrılır; Hodgkin Lenfoma (HL) ve Non – Hodgkin Lenfoma (NHL). Bu ayrımı belirleyen en önemli kriter geliştiği hücrenin ozellikleri iken başlangıç yaş grubu, tutulum yerleri ve klinik gidişleri de farklilik göstermektedir.

Klinik semptomlarına bakıldığı zaman boyunda, koltuk altında veya kasıkta ağrısız lenf bezi şişliği en sık bulgu olmakla birlikte gece terlemeleri, sebepsiz kilo kaybı, yüksek ateş, halsizlik gibi başka hastalıklarda olabilecek bulgular da olabilir. Bu semptomlara sahip hastanın değerlendirilmesi ve büyüyen lenf bezinden alınan biyopsinin patolojik incelenmesinin yapılması tanısal olup erken ve doğru tanı hastalığın tedavisinin belirlenmesindeki en önemli kriterdir. Lenfomalarin tedavisi hastalığın tipine (HL veya NHL), yaygınlığına (evresi), hastanın yasi ve genel durumuna bağlı olarak seçilir, Tedavi seenekleri arasında kemoterapi, radyoterapi, immunoterapi, hedefe yonelik ilaçlar ve kök hücre nakli sayılabilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü – Globocan 2022 verilerine göre HL icin 82468, NHL icin ise 553389 yeni vaka bildirimi yapilmistir. NHL insidansi 100.000 de 5,5 iken HL ise 100.000 de 0.95 dir. KKTC Kanser İzleme, Değerlendirme ve Eğitim Merkezi (KİDEM) verilerine göre erkeklerde 2020 yılında 100000 de 8.2 olan insidans, 2021 yılında 9.9 olarak tespit edilmis. Kadınlarda ise 2020 yılında 100000 de 6.8 olan insidans, 2021 yılında 11.1’e yükselerek bizim ülkemizde de lenfoma sıklığı dünya verilerindeki gibi artış gostermistir. Kadın ve erkek cinsiyette de en sık görülen beş kanser arasına girmektedir.

Ülkemizde nüfusa ait rakamları net bilemesek de hem nüfus artışı hem de toplum sağlığı için önemli bir hastalık grubu olan kanser vakalarının artışı mevcut kısıtlı veriler ile de gorülmektedir. Kanser hastalari icin erken tanı ve etkin tedaviye zamanında ulaşılır olması çok önemlidir.

Ülkemiz sağlık politikaları ve yatırımlarının planlamaları yapılırken bu veriler, artış ortanları ve ihtiyaç durumları göz önüne alınarak planlamalar yapılmalıdır.

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

Doç. Dr. Hanife Özkayalar

Patoloji Uzmanı