8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların eşitlik, hak ve adalet mücadelesinin simgesi olan bu önemli günde Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak sağlık sisteminin önemli bir bölümünü oluşturan kadın hekimlerin emeğini selamlarız. En büyük sorumluluklarımızdan biri olan çalışma yaşamında devam eden eşitsizliklere dikkat çekmeyi borç biliriz.
Kıbrıslı Türk hekimler sağlık hizmetinin her alanında büyük özveriyle görev yapmaktadır. Ancak yoğun çalışma temposu, uzun mesai saatleri ve ağır sorumluluklar altında sağlık hizmeti sunan kadın hekimler, mesleki yaşamlarında hâlâ çözüm bekleyen önemli hak sorunları ile karşı karşıyadır.
Özellikle doğum sonrası süreçte; hem kamu hem de özel sektörde kadın hekimlerin sahip olduğu izin ve destek mekanizmalarının yetersizliği önemli bir sorundur. Annelik yalnızca bireysel değil toplumsal bir değerdir. Bu nedenle doğum sonrası izinlerin ve çalışma düzenlemelerinin kadın hekimlerin mesleklerinden kopmadan çocuklarıyla sağlıklı bir bağ kurmalarına olanak sağlayacak şekilde güçlendirilmesi gerekmektedir.
Çocuk bakımının ve aile sorumluluklarının yalnızca kadınların omuzlarında bırakılması kabul edilemez. Bu nedenle sadece üç gün olan babalık izninin annelik izni ile daha dengeli ve eşit bir yapıya kavuşturulması; hem aile içi sorumlulukların paylaşılması hem de kadınların çalışma hayatındaki eşitliği açısından zorunludur.
Ayrıca kadınların çalışma yaşamındaki haklarının yalnızca annelik üzerinden tanımlanması doğru değildir. Kadın hekimler, yaşam koşulları ve tercihleri ne olursa olsun mesleklerini aynı özveri ve sorumlulukla sürdürmektedir. Sağlık sisteminde kadınların varlığı yalnızca annelik rolü üzerinden değil, güçlü ve bağımsız meslek insanları olarak değerlendirilmelidir.
Sağlık alanında mesleki gelişimin temel unsuru olan sürekli eğitim programlarına erişimde de ciddi eksiklikler yaşanmaktadır. Hekimlerin bilgi ve becerilerini güncel tutmaları için hayati öneme sahip bu programlardan bugün ne yazık ki birçok hekim yeterince yararlanamamaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın sürekli tıp eğitimi ile ilgili herhangi bir destek programı bulunmamaktadır.
Öte yandan sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet ve güvensiz çalışma ortamı kadın hekimler için daha ciddi bir risk oluşturmaktadır. Güvenli çalışma koşulları sağlanmadan nitelikli sağlık hizmeti sunulması mümkün değildir. Bugün kamu hastanelerinde görevli hekimlerin %53’ünün sözleşmeli hekim statüsünde çalışması, güvencesiz ve tehdit edilmeye açık pozisyonlarda bilinçli olarak tutulması kabul edilebilir değildir.
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak kadın hekimlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, mesleki haklarının güçlendirilmesi ve sağlık sisteminde eşitlikçi bir çalışma ortamının oluşturulması için gerekli adımların ivedilikle atılması gerektiğini bir kez daha vurgularız. Kadınların emeğinin, bilgisinin ve katkısının görünür olduğu daha adil bir çalışma yaşamı için mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyu ile paylaşırız.
Dr. Sinem Şığıt İkiz, MD
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri
