Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı’nın 17 Kasım Diş Hekimliği Haftası Açılış konuşması.
Değerli oda başkanlarım, meslektaşlarım, çok kıymetli basın emekçileri;
Ülkemizin dört bir yanında büyük bir özveriyle halk sağlığının ayrılmaz bir parçası olarak hizmet veren tüm diş hekimi meslektaşlarımın Diş Hekimliği Haftası’nı gönülden kutlarım.
Ancak bu haftayı kutlarken, Kıbrıs’ın kuzeyinde kamusal sağlıkta ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin içinde bulunduğu vahim tabloyu görmezden gelme lüksümüz yoktur.
Ağız ve diş sağlığı, genel sağlık sistemi içinde hayati bir yere sahiptir. Ne var ki kamusal sağlık, sistemsizlik nedeniyle bitme noktasına gelmişken, diş hekimliğinde durum çok daha ağırdır. Kamusal alanda çalışan diş hekimi ve uzman diş hekimi sayımız son derece yetersizdir. Kıbrıs’ın kuzeyinde 120’si uzman olmak üzere toplam 560 diş hekimi varken, kamuda sadece yaklaşık 30 diş hekimi ve 4 uzman diş hekimi istihdam edilmiştir. Mevcut diş hekimlerinin etkin, yeterli çalışması için gerekli yardımcı personel, malzeme ve tıbbi cihaz eksikliklerini gidermek için herhangi bir çalışma yoktur. Bu yalnızca bir eksiklik değil; toplumumuzun geleceğine yönelik bir ihmal, sorumsuzluk ve önemsememe hâlidir. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.
Kıbrıs’ın kuzeyinde halk sağlığını derinden etkileyen bir diğer ciddi sorun ise acil diş hekimliği hizmetlerinin bulunmamasıdır. Gece saatlerinde, hafta sonlarında veya resmî tatillerde akut ağrı yaşayan, travma geçiren, kanaması durmayan ya da acil müdahale gerektiren hastalar başvurabilecekleri kamusal bir merkez bulamamaktadır. İnsanların dayanılmaz ağrılarla özel kliniklere erişmeye çalışması ya da sabaha kadar çaresiz şekilde beklemek zorunda bırakılması, modern bir sağlık sistemi için kabul edilebilir bir tablo değildir. Acil hizmetin yokluğu hem akut komplikasyonların ağırlaşmasına hem de toplumun en temel sağlık hakkının ihlaline yol açmaktadır.
Bu eksiklikler; bireylerin sorunlarını derinleştirdiği gibi, toplumun sağlık maliyetlerini artırmakta ve ekonomik krizden çıkamayan halkın omuzlarına yeni yükler bindirmektedir. Bir ülkede ağız ve diş sağlığı hizmeti neredeyse tamamen “parası olana” kalmışsa, orada kamusal sağlık sistemi işlevsizleşmiş demektir.
Bugün Kıbrıs’ın kuzeyinde ağız ve diş sağlığı hizmeti, halkın erişebileceği temel bir kamusal hizmet olmaktan çıkmış; özel muayenelerin yüksek maliyetlerine terk edilmiş bir lüks tedaviye dönüşmüştür. Sağlık hizmetleri eşitlikçi biçimde sunulmadığı sürece bir ülkede sosyal adaletten söz edilemez. Anayasal bir hak olan sağlık hizmetine erişim, siyasi tercihlere, bütçe bahanelerine veya plansızlığa teslim edilemez.
Daha açık söylemek gerekirse:
Bu ülkede kamusal diş sağlığına dair bir planlama yoktur. Bir strateji yoktur. Bir yatırım yoktur.
Ne yeni merkezler kurulmakta ne kurulmak istenmekte ne personel planlaması yapılmakta ne de altyapıya ilişkin en ufak bir proje geliştirilmektedir.
Her ilçeye bir Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi kurulması gerekirken, hükümetler yıllardır bu zorunluluğu görmezden gelmektedir. Çocuklarımıza, yaşlılarımıza, düşük gelirli yurttaşlarımıza onurlu bir sağlık hizmeti sunmak için bir amaç, bir plan, bir projeleri yoktur.
Ayrıca üzülerek belirtmek isterim ki, bazı üniversitelerin diş hekimliği ve diş hekimliği doktora programlarının eğitim standartları konusunda ciddi endişelerimiz bulunmaktadır. Ülkede 560 diş hekimi üyemiz varken, yalnızca Kıbrıs’ta şu anda okuyan 313 KKTC vatandaşı diş hekimliği öğrencisi bulunması; buna rağmen yeni fakültelere izin verilmesi, akıl ve bilim dışı bir planlama örneğidir. Muayenehaneyi klinik uygulama alanı olarak gösteren sözde fakültelere YÖDAK tarafından onay verilmesi kabul edilemezdir. YÖDAK’a yönelttiğimiz denetim ve altyapı raporu taleplerine ise aydınlatıcı bir yanıt verilmemektedir; çünkü açılış aşamasında da sonrasında da hiçbir denetim yapılmamaktadır. Kontrolsüz, denetimsiz ve plansız biçimde diş hekimliği fakültelerinin ve doktora programlarının artması kabul edilemez. Niteliksiz eğitimin bedelini gelecekte toplum, hepimiz ödeyeceğiz.
Bu nedenle, yeni tıp ve diş hekimliği fakültelerinin açılmasına artık kesin olarak son verilmelidir. Mevcut fakülteler ise YÖDAK tarafından düzenli şekilde denetlenmeli, akreditasyon süreçleri şeffaflaştırılmalı ve toplum sağlığını riske atan tüm unsurlar ortadan kaldırılmalıdır. Kıbrıslı Türk hekimler olarak bu konuda geri adım atmadan, sesimizi yükselterek, denetim süreçlerinde etkin bir rol talep etmeye devam edeceğiz. Bu mücadele yalnızca ülkemiz için değil; burada eğitim gören ve gelecekte dünyanın farklı noktalarında insanlara sağlık hizmeti sunacak binlerce öğrenci için de bir insanlık sorumluluğudur.
Bugün burada dile getirdiğimiz her eleştiri, iyi niyetli ve somut çözüm talep eden bir çağrıdır.
Bu ülkenin insanı, diş sağlığı hizmetine erişebilmek için yangın halindeki cüzdanını düşünmek zorunda olmamalıdır.
Yetkililere bir kez daha sesleniyoruz:
- Kamusal diş sağlığı hizmetleri güçlendirilmelidir.
- Her ilçede Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi kurulmalıdır.
- Acil diş hekimliği hizmeti başlamalıdır.
- Uzman eksikliği giderilecek kadro planlaması yapılmalıdır.
- Diş hekimliği ve doktora eğitimleri denetlenmeli, eğitim kalitesi güvence altına alınmalıdır.
- Diş sağlığı, anayasal bir sağlık hakkıdır.
Diş Hekimliği Haftası nedeniyle, kamu ve özelde büyük bir özveriyle çalışan tüm diş hekimi meslektaşlarıma teşekkür eder, günlerini kutlar; onların emeğine yakışır bir sağlık sistemi ve mesleklerimizin onuru için hep birlikte mücadele etmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak isterim.
Saygılarımla,
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)
Prof. Dr. Ceyhun Dalkan, MD
Başkan
Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Başkanı’nın Diş Hekimliği Haftası açılış konuşması.
Diş hekimliği haftası sebebiyle, yıllardır dile getirmemize rağmen çözüme kavuşmayan ve her geçen gün daha da derinleşen sorunları bir kez daha paylaşma zorunluluğu doğmuştur.
Ne yazık ki en temel problem, hızla artan diş hekimliği fakülteleri ve bu fakültelere plansız, denetimsiz şekilde verilen kontenjanlardır. Ne bir ihtiyaç analizi yapılmakta ne de eğitim kalitesi gözetilmektedir. Üniversitelerin gelirlerini artırma hedefi, eğitimin niteliğinin önüne geçmiş durumdadır. Buna bağlı olarak artan hekim sayısı nedeniyle yeni mezun meslektaşlarımız iş bulmakta zorlanmakta veya hekimlik değerlerini ve etik kurallarını bilmeyen sermaye grupları yanında düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalmaktadır. Öğrenciler yalnızca maddi bir kaynak gibi görülmekte, aldıkları eğitim ve gördükleri vaka çeşitliliği ise denetlenmemektedir. Ne acıdır ki, bir öğretim üyesi dahi bulunmayan bölümlere doktora öğrencileri alınmaktadır. Bugün diş hekimliği kontenjanları tamamen durdurulsa bile mevcut hekim sayısı ülke ortalamalarının çok üzerindedir.
Bir diğer önemli konu ise kamusal ağız ve diş sağlığı hizmetleridir. Sağlık en temel ihtiyaç olmasına rağmen kamudaki durum her geçen gün kötüleşmektedir. Yıllardır koruyucu hekimlik görevini üstlenmesi gereken pedodonti (çocuk diş hekimliği) alanında atama yapılmamaktadır. Çene cerrahisi bölümünde ada genelinde yalnızca bir uzman görev yapmaktadır. Aynı şekilde endodonti (kanal tedavisi) alanında da sadece bir uzman tüm ülkenin yükünü taşımaktadır. Protetik diş tedavisi alanında ise maalesef hiçbir meslektaşımız görev yapmamaktadır. Bu tablo, kamusal hizmetlerin sürdürülebilir olmaktan çıktığını göstermektedir.
En riskli başlıklardan biri ise tıbbi atık yönetimidir. Yıllardır çözüm önerileri sunmamıza rağmen neredeyse hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir. Tıbbi atıkların hâlâ evsel atıklarla birlikte toplanması, halk sağlığı açısından son derece ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu kontrolsüzlük nedeniyle ortaya çıkabilecek salgınların yıkıcı sonuçlar doğuracağı açıktır.
Son olarak, ülkeye kaçak yollarla sokulan dental materyallerin denetimsiz biçimde kullanılması da büyük bir risk teşkil etmektedir. Bu ürünlerin kontrol altına alınması ve gerekli denetimlerin yapılması hayati önem taşımaktadır.
Bu vesileyle, işini özveriyle ve liyakatle yapan tüm meslektaşlarımızın Diş Hekimliği Günü’nü kutluyor; yetkili makamlardan artık güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir sağlık politikası oluşturmalarını talep ediyoruz.
Saygılarımla,
Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Yönetim Kurulu (a)
Dr. Dt. Turhan ULUTEKİN)
(Başkan)
Kıbrıs Türk Tabipleri Odası Başkanı’nın 17 Kasım Diş Hekimliği Haftası Açılış konuşması.
Değerli başkanlarım, meslektaşlarım ve basın mensupları
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Ağız ve Diş Sağlığı Haftası etkinliklerinin başlangıcında bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu özel hafta, toplumumuzda ağız ve diş sağlığının önemini hatırlatmak, koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak ve her yaşta sağlıklı bir yaşam bilinci oluşturmak açısından büyük bir önem taşımaktadır.
Ağız ve diş sağlığına yalnızca estetik açıdan değil ayni zamanda genel vücut sağlığının ayrılmaz bir
parçası olarak da bakılması gerekir. Kalp-damar hastalıklarından diyabete, beslenme sorunlarından yaşam kalitesine kadar birçok alanda belirleyici rol oynamaktadır. Bu nedenle bizler, diş hekimleri, hekimler ve sağlık çalışanları olarak sadece tedavi edici hizmetleri değil, önleyici ve eğitici çalışmaları da toplumun her kesimine ulaştırmayı görev biliyoruz.
Değerli katılımcılar,
Sağlık politikalarının sürdürülebilir ve toplum odaklı olması, tüm halkımızın eşit, erişilebilir
ve kaliteli sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi şarttır. Bu bağlamda diş
hekimlerimizin çalışma koşullarını iyileştirmek, koruyucu diş hekimliğini desteklemek ve
toplum çapında bilinç düzeyini artırmak gerekir.
Ülkemizde Sağlık Bakanlığımızın, Devlet Hastanelerinde, sağlık ocaklarında ağız ve diş sağlığını koruyabilmesi, tedavisini sürdürebilmesi için, yeterli sayıda çalışan, malzeme ve diş tedavi ünitesi, sağlaması gerekmektedir.
KKTC’de her geçen gün yeni Diş Hekimliği fakülteleri açılmaktadır. Yeni mezun diş hekimi sayısı hızla artmaktadır. Nüfusunu bilmediğimiz toplumumuzda, gereğinden fazla Diş Hekimliği Fakültesi, buna bağlı yetersiz öğretim üyesi, yetersiz hasta muayenesi, görgü ve hasta doygunluğu olmadan yetişen birçok sayıda Diş Hekimi mezun olmaktadır. Şu anda KTTB ne kayıtlı 450’nin üzerinde diş hekimi olmasına rağmen mezun ve kayıt sayısı hızla artmaktadır. Bu sayı toplum ihtiyacının çok üzerindedir. Toplumumuzun gelişme ve ihtiyacına göre eğitim ve sağlık programı yapılması şarttır.
Ağız ve Diş Sağlığı Haftası özelinde, özveri ile çalışan tüm diş hekimlerimize, ağız ve diş sağlığı alanında emek veren tüm sağlık çalışanlarımıza, eğitimcilerimize teşekkürlerimi sunarım.
Ağız ve Diş Sağlığı Haftası’nın, toplum sağlığının güçlenmesine ve bilinç düzeyinin
artmasını sağlayacağına olan inancım tamdır.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ederim.
Saygılarımla,
Kıbrıs Türk Tabipleri Odası Yönetim Kurulu (a)
Dr. Erol BARÇIN ,MD
(Başkan)
KIBRIS TÜRK DİŞ TABİPLERİ ODASI 17-22 KASIM DİŞ HEKİMLİĞİ HAFTASI PROGRAMI:
BASIN TOPLANTISI: 17 Kasım 2025 saat 10:00’da Diş Hekimliği Haftası açılış basın toplantısı yapılacak.
ZİYARETLER:
17 Kasım 2025 Pazartesi KKTC Cumhurbaşkanı Sn. Tufan Erhürman ziyaret edilerek Cumhurbaşkanlığı makamı tebrik edilerek meslekteki sorunlar ile ilgili görüş alışverişinde bulunulacak.
KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Lefkoşa Çocuk Yuvası’nı ziyaret ederek çocuklarımıza ağız ve diş sağlığı konularında eğitim verip, eksiklerine katkıda bulunacağız.
HALKI BİLİNÇLENDİRME: Ağız ve diş sağlığı konusunda halkı bilinçlendirmek amacı ile radyo ve televizyon programlarına konuk olarak katılacağız. Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası olarak bu yıl halkı diş sağlığı konusunda bilinçlendirmek amacıyla yeni bir kamu spotu hazırlatılmış olup, Yayın Yüksek Kuruluna gönderilmiştir.
KONFERANS:
22 Kasım 2025 Cumartesi KTTB konferans salonu
14:00- 15:00 “Biyomekanik bakış açısıyla implantların eğrisini doğrusunu denk getirmek”
Prof. Dr. Oğuz Ozan
(Protetik Diş Tedavisi)
15:00- 16:00 “Klinikte endodontik tedavinin çıkış yolları”
Dr. Dt. Toygan Bora
(Endodonti)
KOKTEYL: 22 Kasım 2025 Cumartesi Diş Hekimliği Günü nedeni ile meslektaşlarımız arasında sosyal ilişkileri güçlendirmek, yoğun iş temposu ve stresinden uzaklaştırmak adına 22 Kasım Cumartesi akşamı saat 19:30 “AVLU”da yerli sanatçımız Nafiz Dölek eşliğinde gala gecesi düzenlenecektir.
KIBRIS TÜRK DİŞ TABİPLERİ ODASI YÖNETİM KURULU



