Haberler:
Aşı Bilgilendirmesi - 29 Nisan 2019 Pazartesi, 17:03
'Hüzün Ana ve Çocukları' - 26 Nisan 2019 Cuma, 14:05
CDC Yetişkin Tedavi Rehberi - 23 Nisan 2019 Salı, 19:40
Lenfomalar - 09 Nisan 2019 Salı, 13:54
Kanser Haftası Posterleri - 04 Nisan 2019 Perşembe, 11:04
KTTB Olağanüstü Genel Kurul Daveti - 01 Nisan 2019 Pazartesi, 10:07
Tüberküloz Bilgi Güncelleme Toplantısı - 25 Mart 2019 Pazartesi, 12:46
  • Font size:
  • Decrease
  • Reset
  • Increase
ende

Sağlıklı Yaşlanma İçin İşbirliği Gereklidir

 

Yaslilar Haftasi KTTB

 

Gelişmiş dünyada doğum oranlarındaki düşüşe eşlik eden teknolojik gelişmelerle desteklenen sağlık hizmetlerinin etkili kullanımı, bilinçli beslenme ve hareketli yaşam tarzı,  ortalama yaşam beklentisinde uzamaya ve yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payının artmasına neden olmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı son veriler oldukça dikkat çekicidir:  Bugün tüm dünyada  80 yaş üzerindeki kişilerin sayısı 125 milyon olarak belirlenirken, 60 yaş ve üzeri popülasyonun 2015’te 900 milyon (%12)  kişi olduğu ve 2050 yılında 2 milyara (%22)  ulaşmasının beklendiği açıklandı.  İlk başlarda nüfusun yaşlanması Japonya gibi yüksek gelirli ülkelerde yaşanırken, son zamanlarda artık orta ve düşük gelirli ülkelerin de benzer yaş yapısına gelmekte olduğu görülüyor.

Nüfus yaşlanırken, biyolojik yaşlanmanın sonucu olarak hücresel ve moleküler hasar artıyor, beraberinde fiziksel ve mental kapasitede azalmayı, kronik hastalık sayısındaki ve çeşitliliğindeki artmayı da getiriyor. Tabi ki bu değişiklikler herkes için aynı yaş aralığında olmayabiliyor. Biyolojik değişikliklerin ötesinde yaşlanmak;  emeklilik, farklı bir eve taşınmak, yakınların, arkadaşların veya eşin kaybıyla ilişkili olarak da daha erken veya geç olabiliyor.

Aslında uzayan ömür yaşlılar, aileleri ve tüm toplum için,  birçok dezavantajın yanında bazı fırsatları da beraberinde getiriyor. Eğitimde çok daha derin araştırmalara girmek, uzun soluklu çalışmalara girmeye cesaret edebilmek ve yaşlanan kişilerin tecrübelerinden faydalanmak gibi. Tabi ki tüm bunların olabilmesi bireylerin sağlık durumlarının iyi ve sistematik bir şekilde korunabildiği ve onları destekleyici çevresel koşulların sağlanabildiği ülkelerde mümkün olabiliyor.

Yaşlılık ve yaşlı sağlığı konularında farkındalık oluşturmak ve dikkat çekmek amacıyla 18-24 Mart Yaşlılar Haftası olarak anılmakta ve bu tarihlerde konuyla ilgili çeşitli etkinlikler yapılmaktadır. Ülkemizde de yaşlanan nüfusun toplumsal yaşama aktif katılımını, ekonomik, sosyal ve kültürel haklara sahip ve kimseye muhtaç olmadan yaşayabilmesini sağlamak için kişilere, kurumlara ve devlete düşen görevler vardır. 

Süreç daha çocukluk yıllarında başlamaktadır.  Sağlıklı yaşlanabilmek için sağlıklı ve bilinçli bir çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemi geçirmiş olmanın önemi çok büyüktür. Kişilerin toplum içinde aktif ve üretken olabildiği toplumlarda yaşlanma paterni de öyle olmayanlara göre farklılık gösteriyor.  Sağlıklı yaşam ve yaşlanma planlaması yaparken; kişilerin dengeli beslenmeleri, düzenli egzersiz yapmaları, tütün ürünü tüketmemeleri gibi konularda destek programları oluşturulmalıdır. Bunların yanı sıra sistematik sağlık kontrolleri yapılabilmesi için hizmete ulaşımın kolaylaştırılması için oluşturulacak geriatri poliklinikleri, evde bakım hizmetleri ve ileri destek gereken durumlarda yaşlı bakım evlerinin sayısının artırılması da devletin programına alınmalıdır. Yaşlanan bireylerin sosyal hayattan kopmalarının engellenmesi için sosyalleşebilecekleri tesisler ve bu gibi yerlere ulaşabilmeleri için çevre düzenlemeleri ve ulaşım araçları sağlamak da gereklidir. Var olan becerilerini sürdürebilmeleri, aktif hayatın ve üretimin içinde yer alabilmeleri için yaşlanan kişileri yönlendirmek ve ortam sağlamak hem yerel hem de genel yönetimlerin görevi olmalıdır.

Dünya Sağlık Örgütü geniş kapsamlı bir proje olan  “Sağlıklı Yaşlanma için Global Strateji ve Hareket Planı “  üzerinde çalışmalarına devam ederken belirlediği öncelikli 5 başlık ise şu şekildedir:

1: İnsanlara sağlıklı yaşlanma taahhüdü verilmesi için gerekenlerin yapılması

2: Yaşlıların ihtiyaçlarının belirlenmiş olduğu bir sağlık sistemi kurulması

3: Uzun dönem bakım verilmesi için sistemler geliştirilmesi

4: Yaşlanma dostu çevresel düzenlemelerin geliştirilmesi 

5: Yaşlanma ile ilgili verilerin ölçüm ve monitorizasyonunun iyileştirilmesi.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak toplumumuzun tüm bireylerinin olduğu gibi yaşlı bireylerimizin de bedensel ve ruhsal açıdan tam bir sağlık ve iyilik hali içinde olması gerektiğine inanmaktayız.  Bu amaçla ve ülkemizi çağdaş, güvenli, mutlu bir yaşam alanına dönüştürmek için devletin, yerel yönetimlerin, kurumların, sivil toplum örgütlerinin ve üniversitelerimizin iş birliği içinde çalışması gerekli ve önemlidir.

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

 

Dr. Elşen Mülazimoğlu

Yönetim Kurulu Üyesi ve Kronik Hastalıklar

Çalışma Grubu Sorumlusu

 

 

Website Security Test