Haberler:
Komplikasyon mu ? Malpraktis mi ? - 20 Eylül 2018 Perşembe, 13:57
Tavsiye Kararı - 27 Ağustos 2018 Pazartesi, 10:11
Acı Kaybımız (Dr. Fazilet Öztürk) - 08 Ağustos 2018 Çarşamba, 14:28
Sağlıkta Sistem Arayışı ve Sancıları - 26 Temmuz 2018 Perşembe, 13:17
Artık Yeter...Biraz Huzur İstiyoruz. - 26 Temmuz 2018 Perşembe, 09:52
Dr. Kaya Bekiroğlu Anma Gecesi - 05 Haziran 2018 Salı, 10:12
Modernite Din ve Terör - 01 Haziran 2018 Cuma, 15:10
  • Font size:
  • Decrease
  • Reset
  • Increase
ende

Biber Gazı Gibi Karışıklık Bastırma Gazları Yasaklanmalıdır

 

biber gazi

 

Biber gazı gibi  karışıklık bastırma gazları yasaklanmalıdır.


Ülkemizde yıllardır siyasilerin uyguladıkları yanlış İktisadi Politikaları sonucunda yaşanılan ekonomik krize bağlı gelişen toplumsal gösteri ve hareketlerde güvenlik kuvvetlerinin gösteri yapan kitleleri kontrol altına almak amacıyla insan haklarına , çevre ve halk sağlığına zarar vermeyen yöntemler kullanma yönünde yetki ve inisiyatif uygulamalarını bekleriz.

“Kanunun izin verdiği kadar özgürlük” dahilinde insanlarımız haklarını pek tabi ki kullanabilir ve kullanacaktır da.


Biber gazı başlı başına topluma uygulanması doğru olmayan bir karşı koyma mekanizmasıdır. Gaz bombası’ ,’biber gazı ‘ ya da ‘göz yaşartıcı bomba’ olarak bilinen ‘karışıklık bastırma gazları ’ gibi ‘gösteri kontrol ajanlarının 20’nin üzerinde türü var. En sık kullanılan üç formu OC (Oleoresincapsicum-biber gazı),CS (kloro bezalmalononnitril) ve CN’dir(kloroasetofenon).

Bunların hepsi deri, göz ve solunum yollarında ciddi düzeyde tahriş ve tahribat yaratıyor. Bizler KTTB Yönetimi olarak geçtiğimiz günlerde biber gazı sebebiyle mağdur olan herkes adına üzüntümüzü dile getirerek bu tür olayların sadece ülkemizde değil tüm dünyada yaşanmamasını temenni ediyoruz.


Biber gazı acı ve etkisi uzun sürebilen bir gaz’dır. Sadece insanlar için değil tüm canlılar için oldukça zararlı ve tehlikeli bir maddedir. Yapılan araştırmalar sonucunda biber gazının zararlarının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri birçok araştırma merkezi ve profesörler tarafından tespit edilerek onaylanmıştır. “Öldürücü değil, kalıcı olumsuz etkisi yok” ,”zararsızdır”, “organiktir” dense de, biber gazının güvenli olduğunu gösterir geniş kapsamlı sistematik bir tek bilimsel araştırma bile bulamadık. Yaptığımız araştırmalarda bu gazın masum bir kitle kontrol aracı olmadığını düşündürten epeyce veri var.


Biber gazının Göz yaşartıcı gazların  sağlık üzerine olan etkilerini kabaca üç bölümde inceleyebiliriz.
A) Gazların doğrudan sağlık üzerine toksik etkileri.
B) Gazın yarattığı panik etkisiyle meydana gelen travmalar.
C) Gaz kanisterlerinin (gazı içinde barındıran düzenek) ateşli silah gibi kullanılması sonucu oluşan travmatik etkiler.

Ancak, kullanılan gösteri kontrol aracının cinsi, kimyasal özellikleri, maruz kalınan/temas edilen süre, mesafe, temas eden kişinin yaş, cinsiyet, sağlık durumu vs. gibi özellikler oluşacak etkiyi çeşitli yönlerden değiştirebilir.  Çocuklar, yaşlılar ve hamileler üzerindeki etkisi çok daha travmatik olabilir.
ABD’de üretilip piyasaya çıktığı 1973 ’lerden bu yana 100’den fazla kişinin biber gazı sıkıldıktan sonra hayatını kaybettiği, biliniyor. Ülkemizde ilk defa Halkımıza karşı kullanıldığına şahit olduğumuz bu gazın ilk ve son olmasını isteriz.


Başbakan Tufan Erhürman’ın  konu ile ilgili ‘biber gazı kullanılmayacaktır. Açıklamasını takdirle alkışlıyoruz.

Çeşitli ülkelerde ve Türkiye’de her türlü gösteride genç yaşlı demeden yaygın olarak kullanılan bu kimyasal silahın KKTC’de yaratacağı bir trajedi sonrasında sorumluların “Böyle etkileri olacağını bilemezdik” deme olanakları olmaması için bu açıklamayı kamu oyumuzla paylaşmak ve konunun takipçisi olacağımızın bilinmesi için yaptık.


Biber gazının zararları saymakla bitmez. Bu konuyu çok daha detaylandırabilir, ayrıntıları daha da şekillendirebiliriz. Ama her şekilde zaten biber gazı toplumsal bir tehdit değil midir?
Küçücük ülkemize her konuda uygun yöntemler varken Kurumlarımız neden hep kötü, kirli, yanlış örnekleri vatanımıza taşıma gayreti içindedir. Bu kötülükleri Toplumumuza yaşatma hakkının hiç bir mercide olmaması gerekmektedir.

Biber gazının zararlarını toparladığımız bilgiler ışığında sırasıyla saymak gerekirse;
Öncelikle solunum yolları üzerinde tahriş edici bir özelliğe sahiptir. Nefes darlığı başta olmak üzere, burun akıntısı, şiddetli öksürük, ciddi astım ataklarına yol açmaktadır. Hatta akciğerlerde ödeme bile sebep olabilmektedir. Biber gazının yol açtığı bu zararlar arasında astım atakları ve akciğer ödemi ölümcül neticelere maruz bırakabilir.

Aşırı biber gazına maruz kalma, kör olma riskini de yüksek ölçüde taşımaktadır.
Deri üzerinde alerjik reaksiyonlara da yol açmaktadır. Şişkinlik, kızarıklık, yanma ve hafif bir cilt rahatsızlığını şiddetli bir hastalığa dönüştürebilme potansiyeli taşımaktadır.
Biber gazının vücut üzerindeki etkisi maruz kalındıktan sonra 20 dakika ile 2 saat arasında değişebilmektedir. Ancak biber gazının vücutta uzun süreli etkileri hakkında henüz yeterli bir araştırma sonucu bulunmamaktadır.


Kalıcı tahribatlara yol açabilir ama bunun için ana sebep biber gazına maruz kalan kişinin solunum yolları kronik rahatsızlığı olmasıdır.

Biber gazı hangi rahatsızlıkları tetikler? Pnömoni, astım, amfizem gibi solunum yolu rahatsızlıklarını büyük ölçüde tetikler ve şiddetlenmesine sebep olabilir. Yine savunma mekanizması zayıf olan kişileri de  olumsuz yönde uzun süreli etkileyebilir örneğin yaşlılar ve çocuklar biber gazına maruz kaldıklarında vücut dirençleri normale göre daha hızlı düşer ve zarar görürler.
Yine kontakt lens kullananlar kesinlikle biber gazına maruz kalmamalıdır. Şiddetli akne, sedef, egzama gibi rahatsızlıkları da biber gazı şiddetlendirmektedir. Emziren annelerde biber gazına maruz bırakılmamalıdır.

Gaz uygulaması sadece tıp disiplinini değil sokak hayvanları ve bitkiler, toprak ve su üstündeki etkileriyle veterinerlik, botanik ve diğer doğa bilimi disiplinlerini de etkilemeye adaydır.

İnsan sağlığı açısından sakıncalı, zararlı olduğu açık olan bu kimyasal gösteri kontrol ajanları maddelerin kullanımı Ülkemizde yasaklanmalıdır.



Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu  (a)

Dt. Teksen Köroğlu 

 ( As Başkanı )