• Font size:
  • Decrease
  • Reset
  • Increase
ende

KTTB'den Sağlık Bakanı Ziyareti

Sucuoglu ziyaret kttb

 

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkan ve Yönetim Kurulu 18.05.2016 (çarşamba)  KKTC. Sağlık Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu’nu makamında ziyaret etti ve aşağıdaki yazılı metni sundu.

                                        

Sayın Sağlık Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu

Bildiğiniz gibi 2013 yılının Kasım ayında biz Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin de önerisiyle ve ciddi katkı sağladığı Sağlık’ta bir çalıştay yapılmıştı. O günün Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Gülle çalıştay sonrasında yaptığı konuşmada ‘sağlıkta acil durum ilan ediyorum’ demişti. Çalıştay sonucunda her kesimin kabul ettiği sağlıkta artık sürdürülemez bir durumun olduğu ve sistemin acilen ele alınıp iyileştirilmesinin ivedi olduğuydu.

 2013 Kasım ayında yapılan Çalıştay’ın üzerinden neredeyse üç yıl geçmesine ve biz KTTB olarak sağlıkta düzelme sağlanması için tüm gücümüzle ciddi katkı sağlamamıza rağmen maalesef neredeyse hiç bir sorunun çözülemediğini ve sorunlar yumağının gerek toplum sağlığını gerekse sağlık çalışanlarının moral ve motivasyonunu ciddi şekilde etkilediğini çok üzülerek takip etmekteyiz.

Sağlıkta iyi bir sistem için öylenecek her şey söylenmiş, reçete yazılmış ve teşhis konmuştur. Biz KTTB olarak sizi yani Sağlık Bakanlığını çoktan yazılmış olan reçeteyi kararlılıkla uygulamaya çağırıyoruz. Bizim de takipçisi olduğumuz sizden önceki dönemde birçok yasa çalışması yapılmıştır. Yapılması gereken bu çalışmalara sahip çıkarak ciddi bir hukukçu ekibiyle yasaların bitirilip meclise sevk edilmesidir.

‘Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’ yıllardır dilimize doladığımız, çok özel çalışma şartları olan biz hekimlerin ayrı bir yasaya ihtiyaç duyduğumuzu vurguladığımız bir yasa... 2011’de meclisten geçmesine rağmen yüksek mahkemeden geri döndü. İki maddesi nedeniyle geri dönen bu yasanın ivedi olarak ele alınması ve gerekli tadilatlar yapılıp yeniden meclise götürülmesi gerekmektedir. Kamuda çalışan hekimlerin maaşları ve çalışma saatleri mutlaka yeniden düzenlenmelidir. Hekimin kamuda yarım gün çalışması ile kamuda sağlığın düzelemeyeceği açıktır.  

Eski kadrolu hekimler, yeni kadrolu hekimler, sözleşmeli hekimler ve mecburi hizmetli hekimler gibi çok farklı statülerde çalışan hekimlerimizin maaşları arasında uçurumlar vardır ki bu durum kamuda hekimler arasındaki çalışma barışını ciddi şekilde bozmaktadır. Yeni başlayan uzman bir hekimin maaşınız 3200 TL. olması kabul edilebilir bir durum değildir. Uzun yıllardır yenilenmeyen teşkilat yasası nedeniyle birçok branşta kadro yok; olan kadrolar da doldurulmuyor. Yine Kamu Sağlık Kurumlarındaki denetimsiz, disiplinsiz çalışma şartları hem hekimleri hem de hastaları ciddi boyutta mağdur etmektedir. Ödül ve ceza mutlaka olmalıdır.  İnsan kaynaklarımız, özellikle de hekimler çok daha verimli kullanılabilir.

Kamu Sağlık çalışanları komitesi geçtiğimiz dönemde maalesef pek toplanmadı ve bu konu nedense hep ötelendi. Halbuki bir sosyal devletin olmazsa olmazı olan güçlü kamu sağlık hizmetleridir ve bu hizmetlerin düzenlenmesi henüz oluşturulmaya çalışılan, genel sağlık sigortasına endekslenemez. Kamu sağlık hizmetleri ve genel sağlık sigortası birbirine entegre edilebilir.

 ‘Genel Sağlık Sigortası’ sağlık sisteminde özel sağlık hizmetlerinin gelişmesi, hastaya hekim seçme özgürlüğünün verilmesi ve gerek kamuda, gerekse özelde kayıt ve veri sistemini getirmesi anlamında çok önemlidir. Devlet, hastaların sağlık hizmetini karşılamakla yükümlü olmasına karşın Kuzey Kıbrıs’ta hastalar %40 oranında sağlık hizmetlerinin ücretini ceplerinden karşılamaktadırlar hem de maaşlarından sağlık fonu için kesintiler olmasına rağmen. Kurulacak olan sağlam özerk bir sağlık sigortası fonu ile Genel sağlık sigortası artık hayata geçirilmeli ve sağlık fonunda biriken para maaş ödemelerine değil sağlığa dönmelidir. Genel Sağlık Sigortası için sürekli telaffuz edilen Türkiye modeli Kuzey Kıbrıs şartlarına göre düzenlenmelidir. Kopyala- yapıştır modellerle sağlıkta derin ve onarılması çok güç yaralara neden olabiliriz.

Özel Hastanelerin hizmetlerinin düzenli bir şekilde denetimi Sağlık Bakanlığı’nın görevidir ve özel sağlık hizmetlerinin standardizasyonu ve kalitesi açısından çok önemlidir. Bu denetimlerin düzenli bir şekilde yapılabilmesi için Özel Hastaneler Yasası altındaki tüzükler bir an önce tamamlanmalı ve bu tüzüklere göre özel sağlık hizmetleri periyodik bir şekilde yapılmalıdır.

‘Acil Servis’ yine uzun süredir konuştuğumuz çözüm önerileri sunduğumuz ve ciddi uyarılar yaptığımız çok önemli bir yer ve sorundur. Acil hekimimiz olmaması büyük bir sorunumuzdur ancak acil servisin şu andaki işleyişi de kabul edilebilir bir durum değildir ve çağdaş dünyadan çok uzaktadır. Acil Servis ayrı bir servis olmak zorundadır. Acil servis yeniden acilen organize edilmelidir. Acil hekimliği için bu yılki ihtisaslarda kontenjan açılmalı bu hekimlere burs ve iş garantisi verilerek bu branş özendirilmelidir. Bu süre içinde ise acil servisin kadrosu güçlendirilerek her kademede ciddi eğitim programları uygulanmalıdır. Unutmayalım ki acil servis bir ülkedeki sağlık sisteminin giriş yeridir ve hayatidir.

 Yoğun Bakım ünitesi en az ameliyat kadar ameliyat sonrası bakımın en önemli parçası olup branşında uzman sorumlusu olmadığı gibi bünyesinde çalışacak görevli bir hekim yoktur. Yoğun Bakım ünitesi de ayrı bir Yoğun Bakım ekibini mutlaka gerektirir. Gözden ırak olan ama hayati önem taşıyan bu ünitenin artık daha çağdaş bir düzende ele alınmasının zamanı çoktan gelmiş ve geçmiştir.

 Onkoloji Servisi’nin sorunlar yumağı her geçen gün çözüleceği yerde artmaya devam etmektedir. Onkoloji servisinde de nöbet tutan hekimler çoğu zaman başka servisin hekimleridir. 

Onkoloji hastanesinin Mayıs 2015’te bitirileceği söyleniyordu ancak Mayıs 2016’da olduğumuz bu günlerde hala daha hizmete girmemiştir. Peki ama bitecek olan bu serviste hala görevlendireceğimiz Dahili onkoloğumuz henüz yok.Hemşireler henüz eğitime gönderilmedi. Psikolog ya da psikiyatrist kadrosu planlanmadi? Onkoloji servisinin teşkilat şeması çıkarıldı mı bilmiyoruz. Onkoloji servisinde bir derneğe bağlı çalışan personel servis içinde zaman zaman iki başlılığa ve huzursuzluğa neden olmaktadır. Bu personellerin ivedi olarak Sağlık Bakanlığı kadrosuna geçirilmesi zaruridir. Sağlık Bakanlığı artık onkoloji sorununu çözmek zorundadır. Çok ivedi olan bu sorun Türkiye’den onkolog takviyesi istenerek çözülebilir ve bu sürede onkolog yetiştirilmesi için hekimler motive edilerek aynı Acil Servis hekimleri gibi burs ve iş garantisi gibi özendirici öneriler sunulabilir. Ancak bu konu da günü kurtaracak çözümlerle yetinildiğini görmekteyiz. 

 ‘Hematoloji ve Nefroloji ’ branşları hala tek hekimle insan üstü bir çaba ve yüksek derecede özveri ile çalışıyor. Bu durum da sürdürülemez. Böbrek nakli yaptığımız hastanemizde bir transplantasyon ünitesi ivedi olarak planlanmalı ve bu nakillerin rutin hale getirilmesi kaliteli bir kontrol merkeziyle planlanmalıdır. Diyaliz ünitesinde çoğu zaman hastalar başlarında hekim olmadan diyalize girmektedirler ki bu durum da hasta güvenliği anlamında çok tehlikelidir.

Yine Radyoloji bölümünde uzayan bekleme listeleri nedeniyle yurt dışından MRI okunması konusunda hizmet alımına gidilmişti. Bu uygulama kısa vadede sorunu çözmüş gibi görünse de yapmamız gereken elimizdeki uzman kaynaklarımızla bu sorunu çözmektir. Radyoloji servisi yeniden yapılandırılmalı ve daha çağdaş hizmet verecek şekilde düzenlenmelidir.

Yine tek hekim olarak çalışan ve hayati bir bölüm olan Girişimsel Radyolojinin çalışma şartları da düzenlenmelidir.

Kanser İzleme ve Denetleme Merkezi (KİDEM) kurulması kanserde erken tanının ciddi boyutta ele alınması yine üç yıldan fazla süredir konuştuğumuz, yasa çalışması yapılmış ancak sonuç alamadığımız bir konudur. Erken tanı birimi maalesef sağlıklı istatistiki bilgi alamadığımız düzensiz bir hantal yapıya bürünmüş durumda. Halbuki erken tanının hayat kurtardığını ve sağlık bakanlığının koruyucu sağlık hizmetlerini yerine getirmesinin çok önemli olduğunu biliyoruz. Temel Sağlığa bağlı 1. Basamak hizmetlerinin çok önemli olması gerekirken Sağlık Merkezleri ve Sağlık Ocakları kaderine terk edilmiş; ciddi bir başıboşluk içindedir. 

Perifer hastaneleri sağlık ocakları ve sağlık merkezleri maalesef efektif çalıştırılamıyor; buna bağlı olarak da merkezde biriken yoğunluk 3. Basamak sağlık hizmeti vermesi gereken Dr. Burhan Nalbantoğlu hastanesini felç etmekte ve işleyişi ciddi oranda bozmaktadır. Surlar içine bir poliklinik veya eski Tren Yolu polikliniğinin yeniden açılması hep gündeme getirdiğimiz ancak ötelenen göz ardı edilen bir konudur. Halbuki böyle bir poliklinik Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinin yükünü büyük oranda azaltacaktır.

Yine Mağusa Hastanesi acil servisindeki hekim yokluğu, Mağusa yoğun bakımının çalıştırılmaması da üzerinde ciddiyetle durulması gereken sorunlarımızdır.

Hastaların ilaç temininin özel eczanelerden sağlanması hem hastanelerin yükünü azaltacak hem de eczanelerin önünü açacak ve hastalara da kolaylık getirecek bir konudur. Bu konu üzerinde ciddiyetle çalışma başlatılmalıdır.

Yine reçetesiz antibiyotik satışının yasaklanması kısa bir dönem önce düzenlenmiştir. Bu konu önemli bir adımdır. Ancak bu uygulamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için denetimlerin düzenli yapılması ve gerekli alt yapı eksikliklerinin giderilmesi gerekmektedir. Yoksa bu konu da sadece kağıt üzerindeki yasalardan biri olarak kalır ve toplum da bilinçsiz ilaç kullanımı ile zehirlenmeye devam eder.

Sağlık Bakanlığı önümüzdeki yıl ve önümüzdeki beş-on yıllık branşlaşmış hekim, hemşire ve personel ihtiyacını çıkarmış mıdır? Yoksa yine mecburi hizmeti biten ve ihtiyaç olan hekim kadroları son gün mü gündeme gelecektir? Eğer planlanmışsa KTTB olarak bu planı görmek isteriz. Unutmayalım ki sağlığı planlamadan günübirlik tedbirlerle başarıya ulaşmamız çok zordur.

Yine birçok konuda yurt dışı sevkler mevcuttur. Bu sevkler incelenerek meslek içi eğitimlerle ve eğitim planlanmasıyla bu sevklerin minimuma indirilmesi sağlanmalıdır. Hastanın ülkemizde tedavi imkanını bulması hem çok daha ucuz hem de daha kolaydır.

Randevu sistemi geçtiğimiz iki yıl boyunca hastanelerde uygulanan ve biz KTTB olarak da destek verdiğimiz bir sistemdi, halbuki görüyoruz ki sistem geliştirilip eksiklerinin giderilmeye çalışılması gerekirken, sistem çökertilmiştir. Bir çağdaşlık ve insani bir gereklilik olan bu konu geliştirilerek aksaklıkları giderilerek mutlaka sürdürülmelidir. ‘Hastalar randevularına gelmiyor’ gibi bir söylem asla kabul edilebilir değildir. Randevulu hasta direkt olarak hekimle muhatap olacak şekilde organize edilmeli ve numara sisteminden yavaş yavaş vaz geçilmelidir.

Önerimiz: Bakanlıkta ivedi olarak teknik komitelerin kurulması ve zaten çoktan hazır olan birçok yasa tamamlayarak meclise göndermenizdir. Ancak yasa çalışmaları arasında kaybolmadan da ivedi çözüm bekleyen ve gerek hastaların sağlık sistemine ulaşımını sağlayacak, gerekse sağlık çalışanlarının moral ve motivasyonunu sağlayacak düzenlemelerin hızla yaşama geçirmenizdir.

Umudumuz; hedefinizin her gelen çoğu sağlık bakanı gibi başhekim olmak değil, artık hepimizi bitiren ve süründüren bu sağlık sistemini çözmeyi hedeflemenizdir.

Saygılarımızla; 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

Dr. Filiz Besim

(Başkan)

 

 

 

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0 / 1000 Karakter kısıtlaması
Metin uzunluğu 10-1000 karakter arasında olmalı
Yorumlarınız yönetici tarafından değerlendirilecek.
hizmet koşulları.

Yorumlar

  • Henüz hiç yorum yok